Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs Suçu

Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçu TCK m. 288’de şu şekilde düzenlenmiştir: Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada, hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, elli günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır.

Türk Ceza Kanunu ikinci kitap dördüncü kısım ikinci bölümde Adliyeye Karşı suçlar başlığı altında düzenlenen diğer suçlar şunlardır:

Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs Suçu Madde Gerekçesi

Madde, kesin bir yargı kararı verilmeden önce tanıkların beyanlarını veya bilirkişi mütalâalarını ve hüküm ve kararları etkilemek amacıyla baskıcı ve kötü niyetli yayınlar yapılmasını ve bunların açıklanmasını cezalandırmaktadır. Adalet cihazının yansızlığını sadece iktidarlara karşı koruyucu güvenceler yeterli değildir; kamuoyunda, “kapıları tutanların” etkisinden de adaleti kurtarmak ve sükûnetle çalışılmasını sağlamak gereklidir.

Kitle iletişim araçlarıyla yürütülen ve “yargısız infaz” olarak tanımlanan uygulamalar dolayısıyla, bu hükme Tasarı metninde yer verilmiştir.

Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçu

Emsal Yargıtay Kararları

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2017/3497 E. 2017/8217 K.

Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Derik Cumhuriyet Başsavcılığının 28.01.2013 tarihli, 2013/24 esas sayılı iddianamesindeki ve Derik (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 04.12.2013 tarihli, 2013/14-2013/133 sayılı iddianame yerine geçen görevsizlik kararındaki anlatıma göre; sanıklar hakkında iftira suçundan da dava açılmasına rağmen mahkemece bu suça ilişkin bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, sanıkların dava konusu edilen bu eylemleri ile ilgili olarak zamanaşımı süresi içinde bir karar verilmesi mümkün görülmüş olup, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçundan kurulan beraat hükümleri ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde:
Sanıklara atılı adliyeye karşı işlenen ve iddianamede adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs, iddianame yerine geçen görevsizlik kararında yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs olarak nitelendirilen suçların koruduğu hukuki yarar ve niteliği itibariyle tanığın etkilenmeye teşebbüs edildiği iddia olunan soruşturmada şüpheli sıfatı bulunan şikayetçi …’nin, sanıklara yüklenen suçun mağduru olmadığı ve suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılma hakkı bulunmadığı gözetilmeksizin davaya katılmasına karar verilmiş olması hukuki değerden yoksun olup, hükümleri temyiz yetkisi vermeyeceğinden, şikayetçinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE, 01.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2018/264 E. 2018/5255 K.

Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs ve gizliliğin ihlali suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 15.11.2017 tarihli tevdi kararı uyarınca, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından katılan vekilinin adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyizi ile ilgili olarak görüş içeren ek tebliğnamenin düzenlendiği belirlenerek yapılan incelemede:
Belediye Başkanı olarak görev yapan şikayetçi Adnan ile ilgili Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir adli soruşturmaya ilişkin sanık … tarafından yapılan haberlerden dolayı sanık hakkında adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs ve gizliliğin ihlali suçlarından açılan dava kapsamına göre; sanığa atılı adliyeye karşı işlenen suçların koruduğu hukuki yarar ve niteliği itibariyle şikayetçinin sanığa yüklenen suçların mağduru olmadığı ve suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılma hakkı bulunmadığı gözetilmeksizin davaya katılmasına karar verilmiş olması hukuki değerden yoksun olup, hükümleri temyiz yetkisi vermeyeceğinden, şikayetçi vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE, 08.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Eskişehir avukat Mahmut Rasul UYANIK sundu.

Avukat Mahmut Rasul UYANIK ile İletişime Geçin!