Bilişim sistemine girme suçu, bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak girmek veya orada kalmaya devam etmektir. TCK m. 243’de düzenlenmiştir. Cezası 1 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.
TCK m. 243’de suçun cezasının alt sınırı belirtilmemiştir ancak TCK m. 49’a göre bu suçun cezasının alt sınırı 1 aydır.
Bu suç ile ilgili şu makalemize de bakabilirsiniz.
Bilişim sistemine girme başlıklı TCK m. 243 metni şu şekildedir:
- Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir.
- Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.
- Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
- Bir bilişim sisteminin kendi içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bilişim Sistemine Girme Suçu Nitelikli Halleri
Bilişim sistemine girme suçunun, bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılarak hüküm kurulur. Yani bu durumda 1 aydan 1 yıla kadar verilen ceza yarı oranında artırılır.
Bilişim sistemine girilmesi sebebiyle, sistemin içerdiği verilerin yok olması veya değişmesi halinde 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Bilişim Sisteminin Kendi İçerisindeki veya Bilişim Sistemleri Arasında Gerçekleşen Veri Nakillerinin İzlenmesi
Bir bilişim sisteminin kendi içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izlenmesi halinde TCK m. 243/4 uyarınca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Emsal Yargıtay Kararları
YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2014/11391 Karar Numarası: 2015/582 Karar Tarihi: 19.01.2015
Bilişim Sistemine Girme Suçu
Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozmak Suçu
ÖZETİ: Sanığın, katılanın isim ve telefon numaralarını kullanmak suretiyle katılan adına Facebook’ta profil hesabı açarak, bu profilden katılan imiş gibi katılanın iş arkadaşı olan tanıkların ve üçüncü kişilerin sayfalarına eklenerek bu kişilere arkadaşlık teklifinde bulunduğu, uygunsuz görüşmeler yaptığı, bu suretle katılanın huzur ve sükununu bozarak atılı kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçunu işlediği açıklandıktan sonra, sanığın, katılan adına Facebook profil hesabı oluşturarak katılanın resmini ve telefonunu koyması eylemi nedeniyle, bilişim sistemine girme suçundan açılan davada, atılı suç sabit olmadığından sanığın beraatine karar verildiği belirtilmek suretiyle gerekçenin karıştırılması yasaya aykırıdır.
Bilişim sistemine girme suçundan sanığın beraatine dair hüküm, katılan vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR : Katılan vekillerinin temyiz dilekçesinin içeriği itibariyle, temyizin, sanık hakkında bilişim sistemine girme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanığın, internette Facebook sosyal paylaşım sitesinde, katılan adına profil hesabı oluşturup, katılanın resmini ve telefonunu koyarak başka şahıslar tarafından rahatsız edilmesine neden olduğunun ileri sürülmesine göre; eylemin kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yanında TCK’nın 136/1. maddesine uyan suçu oluşturacağı ve davaya bakmanın ve delilleri takdir etmenin üst Asliye Ceza Mahkemesine ait olacağı gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı gerekçeyle beraat hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Hükmün gerekçe kısmında, sanığın, katılanın isim ve telefon numaralarını kullanmak suretiyle katılan adına Facebook’ta profil hesabı açarak, bu profilden katılan imiş gibi katılanın iş arkadaşı olan tanıkların ve üçüncü kişilerin sayfalarına eklenerek bu kişilere arkadaşlık teklifinde bulunduğu, uygunsuz görüşmeler yaptığı, bu suretle katılanın huzur ve sükununu bozarak atılı kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçunu işlediği açıklandıktan sonra, sanığın, katılan adına Facebook profil hesabı oluşturarak katılanın resmini ve telefonunu koyması eylemi nedeniyle, bilişim sistemine girme suçundan açılan davada, atılı suç sabit olmadığından sanığın beraatine karar verildiği belirtilmek suretiyle gerekçenin karıştırılması,
SONUÇ : Yasaya aykırı olup, katılan vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2008/18190 Karar Numarası: 2009/3058 Karar Tarihi: 26.03.2009
Bilişim Sistemine Girme Suçu
Bilişim Sistemini Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme Veya Değiştirme Suçu
Hükmün Açıklanması Ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
ÖZETİ: Sanığın, katılanın yetkilisi olduğu şirketin, banka hesabına internet üzerinden izinsiz giriş yaptığı, ancak şirkete ait hesaba girdikten sonra bu hesapta oynama yaparak başka bir hesaba havale yapmadığının iddia ve kabul olunması karşısında sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 243/1.maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde (5237 sayılı TCK’nın 244/4, 35/2. maddeleri gereğince) hüküm tesisi, yasaya aykırıdır.
Bilişim Sistemine Hukuka Aykırı Müdahale Suretiyle Haksız Çıkar Sağlama
HÜKÜM: A…. G……..
1)5237 sayılı TCK’nın 244/4, 53/1-2-3 maddeleri gereğince 3 yıl hapis ve 12.000,00 YTL adli para cezası ile belirtilen sürelerde hak yoksunlukları,
2)5237 sayılı TCK’nın 244/4, 53/1-2-3 maddeleri gereğince 3 yıl hapis ve 9.000,00 YTL adli para cezası ile belirtilen sürelerde hak yoksunlukları,
3)5237 sayılı TCK’nın 244/4, 53/1-2-3 maddeleri gereğince 3 yıl hapis ve 200,00 YTL adli para cezası ile belirtilen sürelerde hak yoksunlukları,
4)5237 sayılı TCK’nın 244/4, 35/2, 53/1-2-3, 63, 55 maddeleri gereğince 9 ay hapis ve 20,00 YTL adli para cezası ile belirtilen sürelerde hak yoksunlukları,
TEMYİZ EDEN: Sanık müdafii
TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCE: Bozma
Yakalama, Geçici El koyma ve Savcı görüşme tutanağından sanığın 29.08.2006 günü saat 18.30 da yakalandığı anlaşıldığından tebliğamenin 1 nolu bendinde yazılı düşünceye, sanık hakkında kurulan hükümlerde, 5237 sayılı TCK’nın 52. maddesinin yazılmamış olması yerinde eklenmesi olanaklı yazım hatası olarak kabul edildiğinden 3 nolu bentte yazılı düşünceye iştirak edilmemiştir
I-Sanık müdafiinin, şikayetçiler B…. D……, Ç…. S…. K…. ve D…. Se…..’a yönelik eylemleri nedeniyle kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine göre sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa uygun şekilde vasıfları tayin, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II-Katılan R…. Z…’ya yönelik eylemi nedeniyle kurulan mahkümiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
A-Sanığın, katılanın yetkilisi olduğu Z…. T…… İmalat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited şirketinin Türkiye E…… Bankası Denizli şubesinde bulunan hesabına internet üzerinden izinsiz giriş yaptığı, ancak şirkete ait hesaba girdikten sonra bu hesapta oynama yaparak başka bir hesaba havale yapmadığının iddia ve kabul olunması karşısında sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 243/1.maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde (5237 sayılı TCK’nın 244/4, 35/2. maddeleri gereğince) hüküm tesisi, yasaya aykırı,
B-Kabule göre ;
5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK.nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,26.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.
Eskişehir avukat Mahmut Rasul UYANIK saygıyla sunar.