Hayasızca Hareketler Suçu

Hayasızca hareketler suçu Türk Ceza Kanunu madde 225’te düzenlenmiştir. Madde düzenlemesi şu şekildedir: Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Hayasızca hareketler suçu re’sen soruşturulup kovuşturulur, şikayet aranmaz. Uzlaşma hükümleri bu suç için uygulanmaz.

Dava zaman aşımı süresi 8 yıl, ceza zaman aşımı süresi 10 yıldır.

Hayasızca hareketler suçu Türk Ceza Kanunu 2. kitap 3. kısmının “Genel Ahlaka Karşı Suçlar” başlıklı 7. bölümünde düzenlenmiştir. Genel ahlaka karşı suçlar şunlardır:

Hayasızca Hareketler Suçu Madde Gerekçesi

Madde metninde, toplumun sahip bulunduğu ortak edep (ar ve haya) duygularının, edep törelerinin ihlâli, incitilmesi ve her ne suretle olursa olsun edep ve ahlâk temizliğine alenen saldırı niteliği taşıyan hareketler, tutum ve davranışlar ve takınılan durumlar suç olarak tanımlan­mıştır.

Bu hükme göre, genel olarak edep ve iffete saldırı niteliği taşıyan dav­ranışlar, suç oluşturmaktadır. Böylece, halkın ar ve haya duygularının, top­lumun ortak edep ve ahlâk temizliğinin korunması amaçlanmıştır. Bu suretle toplum kültürünün önemli bir kısmını oluşturan edep, iffet, ar ve haya duy­guları, edep töreleri korunmakta ve bu değerlere saldırı niteliği taşıyan hare­ketler yasaklanmaktadır.

Hayasızca hareketlerin cezalandırıldığı bu suç tanımında, bu kavrama açıklık getirmek amacıyla, “alenen cinsel ilişkide bulunmak” ve “teşhircilik” ifadeleri kullanılmıştır. Madde metninde geçen cinsel ilişki, cinsel arzuların tatmini amacına yönelik her türlü davranışı ifade etmektedir. Teşhirciliğin konusu, kişinin cinsel organlarından ibaret değildir. Vücut bölgelerinin, madde metniyle korunması amaçlanan hukukî değeri ihlâl niteliğindeki teş­hiri, bu suçun oluşumuna neden olacaktır.

Bu davranışların suç oluşturabilmesi için, alenen gerçekleşmesi gere­kir. Aleniyet için aranan ölçüt, gerçekleştiği koşullar itibarıyla fiilin belirli olmayan ve birden fazla kişiler tarafından algılanabilir olmasıdır.

Hayasızca hareketler suçu
Eskişehir ceza avukatı

Emsal Yargıtay Kararları

Y.5.C.D. Esas Numarası: 2007/2862 Karar Numarası: 2007/2469 Karar Tarihi: 02.04.2007

HAYASIZCA HAREKETLER

KAMU DAVASINI AÇMA GÖREVİ

İDDİANAMENİN İADESİ

CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNDA UZLAŞMA

KANUN YARARINA BOZMA

DAVA: Teşhircilik suçundan şüpheli Halil I. hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 05.12.2006 tarihli ve 2006/50092-3120 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun’un 174. maddesi gereğince iadesine dair, Bakırköy 3.Sulh Ceza Mahkemesinin 15.12.2006 tarihli ve 2006/861 sayılı iddianame değerlendirme kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Bakırköy 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2006 tarihli ve 2006/143 müteferrik sayılı kararının; 5237 sayılı TCK’nın “Hayasızca hareketler” kenar başlıklı 225. maddesinde “Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” hükmünün yer aldığı ve takibi şikayete bağlı suçlardan olmadığı gibi, şikayete tabi olmamasına rağmen uzlaşma hükümlerinin uygulanabileceği belirtilen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinin birinci fıkrasının ( b ) bendinde sayılan suçlardan da olmaması karşısında, uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağına nazaran, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi gereğince bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 21.02.2007 gün ve 8710 sayılı kanun yararına bozmaya atfen C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:

KARAR: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 225. maddesinde düzenlenen hayasızca hareket etmek suçu takibi şikayete bağlı suçlardan olmadığı gibi, 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesinin birinci fıkrasının ( b ) bendinde sayılan suçlardan da olmadığı cihetle iddianamenin iadesi kararının hukuka aykırı olduğu ve bu nedenle karara yapılan itirazı inceleyen Bakırköy 6.Asliye Ceza Mahkemesince itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi,

SONUÇ: Kanuna aykırı, bu itibarla kanun yararına bozmaya dayanan ihbarname içeriği yerinde görülmekle kesin olarak verilen Bakırköy 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2006 tarihli ve 2006/143 müteferrik sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eskişehir avukat Mahmut Rasul UYANIK saygıyla sunar.

Avukat Mahmut Rasul UYANIK ile İletişime Geçin!