Yasak Cihaz veya Programlar Suçu

Yasak cihaz veya programlar suçu TCK m. 245/A’da düzenlenmiştir. Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bilişim suçlarında veya bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılmasıyla işlenebilen diğer suçlar için yapılması veya oluşturulması, bunları imal edilmesi, ithal edilmesi, sevk edilmesi, nakledilmesi, depolanması, kabul edilmesi, satılması, satışa arz edilmesi, satın alınması, başkalarına verilmesi veya bulundurulması yasak cihaz veya programlar suçunu oluşturur.

Cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis veya beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Bu konuda yazılmış şu makalemize de bakabilirsiniz.

Yasak cihaz veya programlar suçu Eskişehir avukat

Emsal Yargıtay Kararları

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2023/4578 Karar Numarası: 2024/9098 Karar Tarihi: 27.11.2024

SAYISI : 2022/3232 E., 2023/2465 K.

HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret,Onama

A. Sanık hakkında yasak cihaz ve programlar yapılması suçundan kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince kesin nitelikte olduğu tespit edilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I.HUKUKİ SÜREÇ

  1. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2021 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında ”Sahte Banka veya Kredi Kartı Kullanmak Suretiyle Yarar Sağlama, Başkalarına Ait Banka Hesaplarıyla İlişkilendirilerek Sahte Banka veya Kredi Kartı Üretme,Satma vb., Yasak Cihaz ve Program Bulundurmak” suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
  2. Erzurum 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında;

A. Yasak cihaz ve program bulundurmak suçundan 1 yıl 3 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

B. Şikayetçi Ziraat Bankasına karşı sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan 3 yıl 9 ay hapis ve 41.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

C. Şikayetçi Ziraat Bankasına karşı sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 6 yıl 11 ay 10 gün hapis ve 33.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

  1. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.05.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularına ilişkin yapılan incelemede;

A. Yasak cihaz ve programları bulundurmak ile sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine,

B. Sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan kurulan hükmün ise bozulmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın ikrarı da gözetildiğinde mahkumiyet kararları verilmesinin kanuna ve hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

A. Sanık hakkında yasak cihaz ve programlar yapılması suçundan kurulan hüküm yönünden sanık müdafiinin temyiz talebinin değerlendirilmesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu incelemeye konu yasak cihaz veya programlar yapılması suçunun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık hakkında sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hüküm yönünden sanık müdafiinin temyiz talebinin değerlendirilmesinde;

Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre hükümden sonra sanığın 05.09.2024 tarihinde vefat ettiğinin belirtilmesi karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 64 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk olduğu anlaşılmakla kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

A. Sanık hakkında yasak cihaz veya programlar bulundurmak suçundan kurulan hüküm yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’nin, 12.05.2023 tarihli ve 2022/3232 Esas, 2023/2465 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık hakkında sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hüküm yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 12.05.2023 tarihli ve 2022/3232 Esas, 2023/2465 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen ölüm nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞÜRÜLMESİNE,

Dosyanın 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 304/2-a maddesi uyarınca Erzurum 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.


YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2023/2555 Karar Numarası: 2024/2170 Karar Tarihi: 06.03.2024

SAYISI : 2021/964 E., 2022/1773 K.

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesi’nce verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; karar tarihi itibariyle temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12.03.2021 tarihli İddianamesi ile sanık hakkında yasak cihaz veya programlar suçundan kamu davası açılmıştır.

  1. İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 06.04.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında yasak cihaz veya programlar suçundan 2 yıl hapis ve 20.000 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
  2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi’nin, 19.10.2022 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki mahkumiyete ilişkin hükümlerin çıkartılmasına ve sanığın beraatına cümlesinin eklenmesi suretiyle, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Cumhuriyet savcısı’nın temyiz istemi; sanığın yasak cihaz veya programlar suçundan mahkumiyeti yerine beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesi’nin Kabulü

İncelemeye konu olay; sanığın olay tarihinde Halk Bankası’na ait ATM’de bulunan kart takma yerine, kart kopyalama aparatı yerleştirmesi, iddiasına ilişkindir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi’nin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükümde, sanık hakkında kurulan mahkumiyete ilişkin hükümlerin çıkartılmasına ve sanığın beraatına cümlesinin eklenmesi suretiyle, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tüm dosya kapsamına göre; sanığın olay tarihinde Halk Bankası’na ait ATM’de bulunan kart takma yerine, kart kopyalama aparatı yerleştirdiği, Banka görevlilerinin ihbarı sonucunda sanığın ATM’ye yakın yerde yakalanarak, ATM’ye takılı vaziyette bulunan aparatın kolluk ekibi tarafından çıkartıldığı, sanığa ait cep telefonu ve ATM’ye takılı vaziyette ele geçen aparat üzerinde yapılan inceleme ile alınan Adli Bilirkişi Raporu’na göre, aparatın, ATM cihazına yerleştirilip kartların manyetik şerit bilgilerini kopyalayıp şifrelerini ele geçirmeye yarayan aparat olduğu belirlenmiştir. Sanığın cep telefonunda ve ele geçen aparat da herhangi bir kişiye ait bilgi veya kopyalanmış kart bilgilerinin bulunmadığının tespit edilmesi karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 136 ncı maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği ancak; sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin A bendinde düzenlenen yasak cihaz (Aparat) veya programlar bulundurma suçundan mahkumiyeti yerine, yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraat hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi’nin, 2021/964 Esas, 2022/1773 Karar ve 19.10.2022 tarihli kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye bozma gerekçesi yönünden aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 06.03.2024 tarihinde karar verildi.


YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2024/17730 Karar Numarası: 2024/5563 Karar Tarihi: 01.07.2024

SAYISI : 2018/4244 E., 2019/2455 K.

HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret

A.Sanık hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb suçu yönünden;

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.10.2019 tarihli kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık müdafine gerekçeli kararın 06.11.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği ve karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 06.11.2019 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak yapılan ihtarlı tebligata rağmen de aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sanık hakkında yasak cihaz ve program bulundurmak suçu yönünden;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın hükmü değiştirme niteliğinde olduğundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2017 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., ve yasak cihaz ve program bulundurmak suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin ikinci fıkrası, 245 inci maddesinin A-1 bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2.İstanbul Anadolu 49.Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., ve yasak cihaz ve program bulundurmak suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin A-1 bendi, 50 inci maddesinin (a) bendi, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6.000,00 TL ve 2.000,00 TL adli para cezası cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.10.2019 tarihli kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan Ziraat Bankası vekilinin temyiz isteği; suçun sübut bulduğuna ve sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Dava konusu olay; 06.02.2017 günü saat 21:00 sıralarında Pendik İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlilerince rutin uygulama sırasında Doğu Mahallesi’nde faaliyet gösteren Huzur Çay Ocağı’nda uygulama sırasında bulunan şüpheli …’un panik hareketlerinin dikkat çektiği, çantasından cisim attığının kolluk görevlilerinin tespiti üzerine yakalanan şüphelinin üzerindeki eşyaların yapılan incelemesinde toplam 19 adet çeşitli bankalara ait kredi kartlarının olduğunun tespit edildiği, beraberinde Wbth-2172 VER:3.1 S/N 1512260029 marka kart kopyalama aparatı, ayrıca 20 adet “White Plastic” yani kopyalamaya hazır manyetik şeritli kart ile 1 adet Tansaş, 1 adet Mudo, 1 adet Carrefoursa kartları ile flash bellekler, laptop ve diğer malzemelerinin ele geçirildiği, White Plastic’lerin yapılan incelemesinde kartın ön yüzünde kart numaralarının yer aldığı fakat manyetik şeritlerinin yapılan incelemesinde farklı bankalara ait kartların bu beyaz plastiklere kopyalandığının tespit edildiği iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın beraberinde ele geçen cihaza ilişkin olarak düzenlenen rapor içeriklerine bakıldığında; WBE marka Encoder cihazının mevcut hali ile banka kartı kopyalamaya elverişli bir cihaz olduğu görülmüştür.

Bu itibarla sanığa yüklenen bir bilişim sistemine giriş yapılmasını sağlayacak manyetik kartları kopyalayabilen cihaz bulundurup kullanmak suretiyle, yüklenen bu suçu da ayrıca işlediği sabit görüldüğünden cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Sanığın eylemi ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet verdiğinden, bunlardan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 44. maddesi gereği en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılması gerektiği halde, sanık hakkında yukarıda incelenen Türk Ceza Kanunu’nun 245/2. maddesi yanında, ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 245/A-1 maddesine göre hüküm kurulması kanuna aykırı, sanık müdafinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Bu aykırılık aynı madde gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan:

1-Hükmün Yasak Cihaz ve Program Bulundurma suçu hakkındaki 2 numaralı bendinin kaldırılmasına,

2-Sanık hakkında üzerine atılı yasak cihaz ve program bulundurma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına

3-Sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-a maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A.Sanık hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb suçu yönünden yapılan incelemede;

Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık müdafine gerekçeli kararın 06.11.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği ve karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 06.11.2019 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak yapılan ihtarlı tebligata rağmen de aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sanık hakkında yasak cihaz ve program bulundurmak suçu yönünden yapılan incelemede;

Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; 06.02.2017 günü saat 21:00 sıralarında Pendik İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlilerince rutin uygulama sırasında Doğu Mahallesi’nde faaliyet gösteren Huzur Çay Ocağı’nda uygulama sırasında bulunan şüpheli …’un panik hareketlerinin dikkat çektiği, çantasından cisim attığının kolluk görevlilerinin tespiti üzerine yakalanan şüphelinin üzerinde ki eşyaların yapılan incelemesinde toplam 19 adet çeşitli bankalara ait kredi kartlarının olduğunun tespit edildiği, beraberinde Wbth-2172 VER:3.1 S/N 1512260029 marka kart kopyalama aparatı, ayrıca 20 adet “White Plastic” yani kopyalamaya hazır manyetik şeritli kart ile 1 adet Tansaş, 1 adet Mudo, 1 adet Carrefoursa kartları ile flashbellekler, laptop ve diğer malzemelerinin ele geçirildiği olayda;

Türk Ceza Kanunu’nun 245 inci maddesinin A fıkrasının (1) bendine göre “Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden, satan, satışa arz eden, satın alan, başkalarına veren veya bulunduran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.”,

Somut olayda işlenen fiil birden fazladır. Bu nedenle Türk Ceza Kanunu’nun 44 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.” hükmünün somut olayda uygulanma imkanı mevcut değildir.

Sanığın beraberinde ele geçen cihaza ilişkin olarak düzenlenen rapor içeriklerinde, WBE marka Encoder Cihaz’ın mevcut hali ile banka kartı kopyalamaya elverişli bir cihaz olduğu görülmekle; bir bilişim sistemine giriş yapılmasını sağlayacak manyetik kartları kopyalayabilen cihaz bulundurup kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği anlaşılmakla; sanığın söz edilen suçtan ayrıca mahkumiyeti yerine yazılı şekilde hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A.Sanık hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb suçu yönünden; gerekçe bölümünün A bendinde açıklanan nedenle ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık müdafine gerekçeli kararın 06.11.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği ve karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 06.11.2019 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak yapılan ihtarlı tebligata rağmen de aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sanık hakkında yasak cihaz ve program bulundurmak suçu yönünden; gerekçe bölümünün B bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.10.2019 tarihli ve 2018/4244 Esas, 2019/2455 Karar sayılı kararına yönelik katılan banka vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesinin, 08.10.2019 tarihli ve 2018/4244 Esas, 2019/2455 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.

Eskişehir avukat Mahmut Rasul UYANIK saygıyla sunar.

Avukat Mahmut Rasul UYANIK ile İletişime Geçin!