Suçluyu kayırma suçu: suç işleyen bir kişinin araştırılması, yakalanması, tutuklanması veya hükmün infazından kurtulması için imkan sağlanmasıdır. Cezası 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezasıdır.
Cezasızlık Hali
Suçlunun eşi, kardeşi, altsoyu, üstsoyu veya diğer suç ortağı tarafından bu suç işlenirse cezaya hükmolunmaz.
Nitelikli Hali
Suçun kamu görevlisi tarafından, göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılarak hüküm kurulur.

Emsal Yargıtay Kararları
YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2006/2950 Karar Numarası: 2007/3233 Karar Tarihi: 26.04.2007
SUÇLUYU KAYIRMA
EK İDDİANAME DÜZENLENMESİ
ÖZETİ: İddianamedeki anlatım ve sevke göre suçluyu kayırma suçundan açılmış bir dava bulunmadığı halde, sanıklar hakkında ek iddianame ile bu suçtan dava açılması sağlanmadan duruşmayı yürüterek yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
DAVA: Nevrittin S.’ü kasten öldürmekten sanık Fatih Y., işbu suça feri fail şekilde iştirakten sanıklar Özkan K., Tahir C., Ali B. ile Ziya Y.’ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar Özkan, Tahir, Fatih ve Ali’nin hükümlülüklerine, sanık Ziya’ya 5237 sayılı TCK.nun 283/3. maddesine göre ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin ( BALIKESİR ) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.10.2005 gün ve 109/450 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
KARAR: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Fatih’in suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı tahrik ve takdiri indirim sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya verilen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık Fatih müdafiinin suçun meşru müdafaa olduğuna vesaireye yönelen, müdahiller vekilinin sanık Fatih açısından suç vasfına ve tahrikin uygulanmaması gerektiğine vesaireye ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A- Sanık Fatih hakkında adam öldürmeden kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ( ONANMASINA ),
B- Sanıklar Ziya, Ali, Özkan ve Tahir hakkındaki hükümlerin incelenmesinde;
İddianamedeki anlatım ve sevke göre suçluyu kayırma suçundan açılmış bir dava bulunmadığı halde, sanıklar hakkında ek iddianame ile bu suçtan dava açılması sağlanmadan duruşmayı yürüterek yazılı şekilde hüküm kurulması,
SONUÇ: Usule aykırı olup, sanıklar ve müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair cihetleri incelenmeksizin, hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünce hilafına ( BOZULMASINA ), 26.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.
YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2011/6090 Karar Numarası: 2012/18916 Karar Tarihi: 01.10.2012
HÜKMÜN AÇIKLANMASI VE HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI
SUÇLUYU KAYIRMA
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) TCK’nın 283/1. maddesinde düzenlenen suçluyu kayırma suçunda, sanığın, araştırma, yakalanma, tutuklanmadan kurtarılmasını temin için kayırdığı iddia edilen kişiye yöneltilmiş bir suçlamanın bulunması, kayırıldığı iddia edilen kişinin hükmün infazından kurtulması için imkan sağlanması durumunda ise infazı gereken hükmün mahkeme kararı ile verilmesi ve kesinleşmiş olması gerekir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığı, evinde saklamak suretiyle kayırdığı kabul edilen ve arabaların motor ve saşi numarasını değiştirdiği iddiasıyla kollukça aranan Mehmet Kodal hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturmanın akibeti araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile hükümlülük kararı verilmesi,
2) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi CMK’nın 231/6-c bendindeki zarar kavramının belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikteki zararı kapsamadığı gözetilmeden, yükletilen suçluyu kayırma suçunda kamunun ne şekilde maddi nitelikte bir zararının olduğu da açıklanmadan, sanığın hukuksal durumunun, maddedeki diğer yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine “Sanığın kamunun uğradığı zararı gidermediği” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık H. G. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Eskişehir avukat Mahmut Rasul UYANIK saygıyla sunar.