Sağlık Mesleği Mensuplarının Suçu Bildirmemesi Suçu

Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi suçu TCK m. 280’de düzenlenmiştir. Düzenleme şu şekildedir: Görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile karşılaşmasına rağmen, durumu yetkili makamlara bildirmeyen veya bu hususta gecikme gösteren sağlık mesleği mensubu, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Sağlık mesleği mensubu deyiminden tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren diğer kişiler anlaşılır.

Görüleceği üzere bu suç sadece belli kişiler tarafından işlenebileceğinden özgü suçlar arasında yer almaktadır.

TCK m. 49’a göre süreli hapis cezalarının alt sınırı 1 aydan az olamayacağı için bu suçun da cezası 1 ay ile 1 yıl arasında hapis cezasıdır.

Bu suç şikayete tabi değildir kendiliğinden soruşturulup kovuşturulur. Uzlaştırma hükümleri bu suç bakımından uygulanmaz. TCK m. 66 hükmü uyarınca dava zaman aşımı süresi 8 yıl TCK m. 68 hükmü uyarınca ceza zaman aşımı süresi 10 yıldır.

Sağlık Mesleği Mensuplarının Suçu Bildirmemesi Suçu Madde Gerekçesi

Madde, mesleklerini icra ettikleri sırada tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren diğer kişilerin öğrendikleri suçları ihbar yükümlülüklerini getirmiş bulunmaktadır. Söz konusu ihbar yükümlülüğü, madde metninde sayılan sağlık mesleği mensupları ile sınırlı değildir. Örneğin, bir tıbbi tahlil laboratuarında görev yapan kişiler açısından da mevcuttur.

Devlet eliyle işletilen sağlık kuruluşlarında görev yapan sağlık mesleği mensupları, kamu görevlisi sıfatını taşımaktadırlar. Bu kişilerin suçu bildirme yükümlülüğüne aykırı davranmaları hâlinde, yukarıdaki madde hükmü uygulanacaktır.

Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi suçu Eskişehir ceza avukatı

Emsal Yargıtay Kararları

YARGITAY 9.CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2013/16353 Karar Numarası: 2014/6220 Karar Tarihi: 15.05.2014

KAMU GÖREVLİSİNİN SUÇU BİLDİRMEMESİ SUÇU

SAĞLIK MESLEGİ MENSUPLARININ SUÇU BİLDİRMEMESİ

ÖZETİ: Devlet Hastanesinde doktor olan sanığın iddia ve kabul edilen suçu bildirmeme eyleminin TCK’nın 279. maddesinde yaptırıma bağlanan kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunu oluşturacağı hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, temel cezanın tayini sırasında uygulanan kanun maddesinin TCK’nın 280/1. maddesi yerine TCK’nın 270/1. maddesi olarak gösterilmesi, daha önce hapis cezasına mahkum olmamış sanık hakkında tayin olunan 25 gün hapis cezasının TCK’nın 50/3. maddesi gereğince aynı Kanunun 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi, kanuna aykırıdır.

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

1- Tunceli Devlet Hastanesinde Kadın Doğum Uzmanı olup olay tarihinde muayene ettiği 01.05.1987 doğumlu B. E.’un 14 haftalık gebe olduğunu tespit eden sanığın mağdur B. E.’a karşı cinsel saldırı suçunun işlendiğini bildiğine dair delil bulunmadığı gözetilmeden yüklenen suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

2- Kabule göre de;

a- Devlet Hastanesinde doktor olan sanığın iddia ve kabul edilen suçu bildirmeme eyleminin TCK’nın 279. maddesinde yaptırıma bağlanan kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunu oluşturacağı hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

b- Temel cezanın tayini sırasında uygulanan kanun maddesinin TCK’nın 280/1. maddesi yerine TCK’nın 270/1. maddesi olarak gösterilmesi,

c- Daha önce hapis cezasına mahkum olmamış sanık hakkında tayin olunan 25 gün hapis cezasının TCK’nın 50/3. maddesi gereğince aynı Kanunun 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,

Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı bozulmasına, 15.05.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


YARGITAY 4.CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2012/13441 Karar Numarası: 2012/30482 Karar Tarihi: 17.12.2012

Sağlık Mesleği Mensuplarının Suçu Bildirmemesi Suçu

Nöbetçi Doktor Olmayıp Diğer Doktor Törende Olduğu İçin Üzerine Süt Dökülmesi Nedeniyle Getirilen Mağdura Müdahale Ettiği

Nöbetçi Doktor Olmadığı Ve İş Yoğunluğu Nedeniyle Olayı Kolluğa Bildiremediğini Savunması Ve Aksinin İspat Edilememesi Karşısındaa Yetersiz Gerekçe İle Sanık Hakkında Mahkumiyet Kararı Verilmesi

ÖZETİ: Sağlık ocağında hekim olan sanığın kamu görevi kapsamındaki tedavi görevi nedeniyle öğrendiği suçu bildirme yükümlülüğünün TCK’nın 279. maddesi kapsamında bulunduğu gözetilmeden, anılan Yasanın 280. maddesi ile hüküm kurulması, sanığın sabıkasız olması, sağlık meslek mensuplarının suçu bildirmemesi suçunda giderilmesi gereken, katılan tarafından talep edilmiş ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi bir zarar bulunmaması ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, CMK’nın 231/5. maddesindeki koşullar irdelenmeksizin, yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, yasaya aykırıdır.

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak,

1- Suçu bildirmeme suçunun kasıtla işlenebileceği, sanığın nöbetçi doktor olmayıp diğer doktor törende olduğu için üzerine süt dökülmesi nedeniyle getirilen mağdura müdahale ettiği, nöbetçi doktor olmadığı ve iş yoğunluğu nedeniyle olayı kolluğa bildiremediğini savunması ve bu savunmasının aksinin ispat edilememesi karşısında, yetersiz gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,

2- Kabule göre de;

a) Sağlık ocağında hekim olan sanığın kamu görevi kapsamındaki tedavi görevi nedeniyle öğrendiği suçu bildirme yükümlülüğünün TCK’nın 279. maddesi kapsamında bulunduğu gözetilmeden, anılan Yasanın 280. maddesi ile hüküm kurulması,

b) Sanığın sabıkasız olması, sağlık meslek mensuplarının suçu bildirmemesi suçunda giderilmesi gereken, katılan tarafından talep edilmiş ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi bir zarar bulunmaması ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, CMK’nın 231/5. maddesindeki koşullar irdelenmeksizin, yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Yasaya aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


Eskişehir avukat Mahmut Rasul UYANIK

Avukat Mahmut Rasul UYANIK ile İletişime Geçin!