Mevduat ve Katılım Fonu Sahiplerinin Haklarını Engellemek Suçu

Mevduat ve katılım fonu sahiplerinin haklarını engellemek suçu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 151. maddesinde düzenlenmiştir. Cezası altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş yüz güne kadar adli para cezasıdır.

Bu suç, bankada parası bulunan kişilerin bu paraya hukuka uygun şekilde ulaşabilmesini koruma altına almaktadır. Bankacılık sistemi güven esasına dayanır. Bu nedenle mevduat veya katılım fonu sahibinin, hesabındaki tutarı kanuni şartlar dahilinde geri alabilmesi, yalnızca bireysel bir alacak hakkı değil, aynı zamanda bankacılık sistemine duyulan güvenin de zorunlu bir sonucudur.

5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 151. maddesi, aynı Kanun’un 61. maddesine aykırı davranılmasını cezalandırmaktadır. Bu nedenle suçun kapsamı değerlendirilirken 151. madde tek başına değil, mevduat ve katılım fonu sahibinin geri alma hakkını düzenleyen 61. maddeyle birlikte ele alınmalıdır. Bankanın veya banka görevlilerinin, hukuken geçerli bir sebep olmaksızın hesap sahibinin parasını almasını engellemesi halinde bu suç gündeme gelecektir.

Mevduat ve Katılım Fonu Sahiplerinin Haklarını Engellemek Suçu Nedir?

Bu suç, mevduat veya katılım fonu sahibinin bankada bulunan parasını geri alma hakkının hukuka aykırı şekilde engellenmesi halinde oluşur. Burada önemli olan nokta, kişinin hesabındaki tutara ulaşmasının keyfi veya dayanaksız biçimde sınırlandırılmasıdır.

Her banka işlemi veya her ödeme gecikmesi bu suç kapsamında değerlendirilmez. Bankanın yaptığı işlemin bir mahkeme kararına, icra takibine, hacze, ihtiyati tedbire, rehin hakkına, takas hakkına veya mevzuattan kaynaklanan başka bir yükümlülüğe dayanması mümkündür. Böyle bir durumda bankanın ödeme yapmaması veya hesap üzerinde sınırlama uygulaması, tek başına suç oluşturmaz.

Buna karşılık herhangi bir hukuki sebep bulunmadığı halde, mevduat veya katılım fonu sahibinin hesabındaki paraya ulaşması engellenirse, 5411 sayılı Kanun’un 151. maddesi kapsamında ceza sorumluluğu tartışılabilir.

Mevduat ve katılım fonu sahiplerinin haklarını engellemek suçu Eskişehir ceza avukatı

Suçla Korunan Hukuki Değer

Bu suçla korunan ilk değer, mevduat veya katılım fonu sahibinin bankadaki parasını geri alma hakkıdır. Ancak suçun koruduğu alan bundan ibaret değildir. Bankacılık sistemi, geniş kitlelerin birikimlerini emanet ettiği ve ekonomik hayatın işleyişinde merkezi rol oynayan bir alandır. Bu nedenle bankadaki paraya hukuka uygun şekilde erişebilme hakkının korunması, finansal düzenin güven içinde işlemesi bakımından da önemlidir.

Bir bankanın veya banka görevlisinin, geçerli bir hukuki dayanak olmaksızın hesap sahibinin parasına ulaşmasını engellemesi, yalnızca o kişiyle banka arasında yaşanan basit bir uyuşmazlık olarak görülemez. Böyle bir davranış, tasarruf sahiplerinin bankacılık sistemine duyduğu güveni zedeleyebilecek niteliktedir.

Bu nedenle 5411 sayılı Kanun m.151, hem bireysel hesap sahibini hem de bankacılık düzeninin güvenilirliğini koruyan özel bir ceza normu niteliğindedir.

Suçun Maddi Unsurları

Suçun maddi unsurunu, mevduat veya katılım fonu sahibinin hakkının hukuka aykırı şekilde engellenmesi oluşturur. Bu engelleme farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Örneğin kişinin ödeme talebi hiçbir hukuki sebep olmaksızın reddedilebilir, hesaba haksız bloke konulabilir, para çekme veya transfer işlemi sebepsiz şekilde engellenebilir ya da hesap sahibinin hakkını kullanması fiilen imkânsız hale getirilebilir.

Ancak suçun oluşması için engellemenin hukuka aykırı olması gerekir. Bankanın işlemi geçerli bir hukuki nedene dayanıyorsa ceza sorumluluğundan söz edilemez. Bu nedenle somut olayda öncelikle bankanın ödeme yapmama veya sınırlama uygulama sebebi araştırılmalıdır.

Hesap üzerinde haciz bulunması, mahkemece tedbir kararı verilmesi, savcılık veya mahkeme talimatı doğrultusunda işlem yapılması, bankanın kanundan veya sözleşmeden kaynaklanan geçerli bir hakkını kullanması gibi hallerde, mevduat sahibinin parasına ulaşamaması her zaman suç anlamına gelmez. Ceza hukuku bakımından belirleyici olan, sınırlamanın keyfi olup olmadığı ve geçerli bir hukuki dayanağa sahip bulunup bulunmadığıdır.

Fail ve Mağdur

Bu suçun faili, mevduat veya katılım fonu sahibinin hakkını hukuka aykırı şekilde engelleyen kişidir. Uygulamada fail, bankada çalışan veya işlem üzerinde yetkisi bulunan kişiler olabilir. Ancak ceza sorumluluğu bakımından yalnızca kurumun varlığı yeterli değildir; haksız engelleme eylemine kimlerin katıldığı, kimlerin talimat verdiği ve işlemin hangi yetki çerçevesinde yapıldığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Suçun mağduru ise mevduat veya katılım fonu sahibidir. Hesap sahibi gerçek kişi olabileceği gibi tüzel kişi de olabilir.

Suçun Manevi Unsuru

Mevduat ve katılım fonu sahiplerinin haklarını engellemek suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Failin, hesap sahibinin hakkını hukuka aykırı şekilde engellediğini bilmesi ve buna rağmen bu sonucu istemesi gerekir.

Bu nedenle failin hangi bilgiyle ve hangi gerekçeyle hareket ettiği önemlidir. Eğer banka görevlisi, gerçekten mevcut olan bir haciz, tedbir, bloke veya kanuni yükümlülük sebebiyle işlem yapıyorsa, suç kastının bulunduğu söylenemez. Buna karşılık hiçbir hukuki sebep bulunmadığı halde hesap sahibinin parasına ulaşması engellenmişse, kastın varlığı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilebilir.

Her Banka Blokesi Bu Suçu Oluşturur Mu?

Her hesap blokesi veya her banka-müşteri uyuşmazlığı bu suçu oluşturmaz. Ceza sorumluluğundan söz edilebilmesi için mevduat veya katılım fonu sahibinin hakkının hukuki dayanaktan yoksun şekilde engellenmesi gerekir. Bu nedenle somut olayda bankanın işlem nedeni, hesap üzerindeki sınırlamanın dayanağı, failin kastı ve hesap sahibinin hakkının gerçekten engellenip engellenmediği birlikte değerlendirilmelidir.

Bu nedenle bir banka işleminin 5411 sayılı Kanun m.151 kapsamında suç oluşturup oluşturmadığı belirlenirken şu hususlar birlikte incelenmelidir:

  • Hesap sahibinin geri alma hakkı mevcut mu?
  • Bankanın ödeme yapmama sebebi nedir?
  • Hesap üzerinde haciz, tedbir, bloke veya başka bir hukuki sınırlama var mı?
  • Banka görevlileri hukuki dayanağı bilerek mi hareket etmiştir?
  • İşlem keyfi nitelikte midir?
  • Hesap sahibinin hakkı fiilen engellenmiş midir?

Bu sorulara verilecek cevaplar, olayın ceza hukuku boyutunu belirleyecektir.

Avukat Mahmut Rasul UYANIK ile İletişime Geçin!