Bir kişiyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak zorunda bırakmak, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturur. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu TCK m. 109’da düzenlenmiştir.
Bu suçunun temel halinin cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır.
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Madde Düzenlemesi
- Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
- Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
- Bu suçun;
- Silahla,
- Birden fazla kişi tarafından birlikte,
- Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
- Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
- Üstsoy, altsoy veya eşe ya da boşandığı eşe karşı,
- Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
İşlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.
- Bu suçun mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması halinde, ayrıca bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
- Suçun cinsel amaçla işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarı oranında artırılır.
- Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

Emsal Yargıtay Kararları
YARGITAY 14.CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2012/985 Karar Numarası: 2013/10324 Karar Tarihi: 08.10.2013
ÖZETİ: Mahkemece, sanığın olay günü babalarının gönderdiği parayı annelerine vermek için kendisini evlerine götürmeleri bahanesiyle kardeş olan mağdurlardan M.’nin motorsikletine binmesini istediği, onun binmesinden sonra da diğer mağdur S.’yi kollarından tutup motorsikletine aldığının oluşa uygun olarak kabul edilmesi karşısında, mağdurların hürriyetini açıklanan hileli hareketiyle kısıtlayan sanığın eyleminin her bir mağdura karşı ayrı ayrı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu hk.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık O.’nın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkumiyetine dair Suruç Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 02.03.2010 gün ve 2008/486 Esas, 2010/205 Karar sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık ve müdafi tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Kendisine zorunlu müdafi tayin edildiğinden haberdar olmayan sanığın yokluğunda, müdafin yüzüne verilen hükmün sanık tarafından haricen öğrenilmesi üzerine bu tarihte verdiği temyiz dilekçesinin, süresinde temyiz istemi niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği düşünüldü:
Mahkemece, sanığın olay günü babalarının gönderdiği parayı annelerine vermek için kendisini evlerine götürmeleri bahanesiyle kardeş olan mağdurlardan M.’in motorsikletine binmesini istediği, onun binmesinden sonra da diğer mağdur S.’yi kollarından tutup motorsikletine aldığının oluşa uygun olarak kabul edilmesi karşısında, mağdurların hürriyetini açıklanan hileli hareketiyle kısıtlayan sanığın eyleminin her bir mağdura karşı ayrı ayrı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanığın aynı suçu birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlediğinin kabulü ile TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sonuç: Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin eleştiri dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık ve müdafin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 08.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
YARGITAY 14.CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2014/8418 Karar Numarası: 2014/13133 Karar Tarihi: 24.11.2014
ÖZETİ: Sanık hakkında aynı eyleme ilişkin olarak Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ilamı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verildiği, bu kararın da temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, aynı eylem nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının CMK’nin 223/7. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, kanuna aykırıdır.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre; sanık hakkında aynı eyleme ilişkin olarak Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/1812 Esas ve 30.04.2010 tarihli iddianamesi ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.10.2011 tarihli, 2010/189 Esas, 2011/214 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verildiği, bu kararın da 31.10.2011 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, aynı eylem nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının CMK’nın 223/7. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık ve müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.11.2014 tarihinde oybirliğim ile, karar verildi.
Eskişehir avukat Mahmut Rasul UYANIK saygıyla sunar.