Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, sırf huzur ve sükununu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasıdır.
Cezası 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıdır. TCK m. 123’de düzenlenmiştir. Madde düzenlemesi şu şekildedir:
- Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
Bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır. Asliye ceza mahkemeleri bu suç ile ilgili yargılama yapmaya görevlidir.
Bu suç ile ilgili şu makalemize de bakabilirsiniz.

Emsal Yargıtay Kararları
YARGITAY 4.CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2013/40533 Karar Numarası: 2015/180 Karar Tarihi: 06.01.2015
Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma Suçu
Sanığın Birden Fazla Kez Telefonla Aramak Ve Mesaj Göndermek Suretiyle Müştekilerin Huzur Ve Sükununu Bozma Suçlarını İşlediği
ÖZETİ: Sanığın, birden fazla kez telefonla aramak ve mesaj göndermek suretiyle müştekilerin huzur ve sükununu bozma suçlarını işlediği kabul edilen somut olayda, suçun niteliği gereği zincirleme suç hükmünün uygulanamayacağı gözetilmeden, TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza belirlenmesi kanuna aykırıdır.
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, birden fazla kez telefonla aramak ve mesaj göndermek suretiyle müştekilerin huzur ve sükununu bozma suçlarını işlediği kabul edilen somut olayda, suçun niteliği gereği zincirleme suç hükmünün uygulanamayacağı gözetilmeden, TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza belirlenmesi,
2- TCK’nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık İ. H.’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06.01.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.
YARGITAY 14.CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2014/3925 Karar Numarası: 2014/6416 Karar Tarihi: 12.05.2014
Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma Suçu
Mağdureye Birden Fazla Defa Telefon Etmek Ve Mesaj Göndermek Suretiyle Cinsel İçerikli Sözler Söylediği
ÖZETİ: Sanığın, zincirleme şekilde gerçekleşen eylemlerinin yalnızca TCK’nın 105/1. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturduğu nazara alınmayarak ayrıca kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan da mahkûmiyetine karar verilmesi ve cinsel taciz suçundan ceza tayin edilirken de mağdureye karşı aynı suçu değişik zamanlarda birden fazla defa işleyen sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi kanuna aykırıdır.
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında cinsel taciz suçundan yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Karar: Mağdureye birden fazla defa telefon etmek ve mesaj göndermek suretiyle cinsel içerikli sözler söyleyen sanığın, zincirleme şekilde gerçekleşen eylemlerinin yalnızca TCK.nın 105/1. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturduğu nazara alınmayarak ayrıca kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan da mahkûmiyetine karar verilmesi ve cinsel taciz suçundan ceza tayin edilirken de mağdureye karşı aynı suçu değişik zamanlarda birden fazla defa işleyen sanık hakkında TCK.nın 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanık hakkında TCK.nın 105/1. maddesinin uygulanması suretiyle tayin olunan 3 ay hapis cezasından, aynı Kanunun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken yanlış hesap sonucu sonuç cezanın 2 ay 15 gün yerine, 2 ay 10 gün olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın, maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve olayda da mağdurun dosyaya yansıyan maddi bir zararının da bulunmadığı gözetilmeden, CMK.nın 231. maddesinde öngörülen diğer şartlar da tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken mağdurun zararının giderilmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.05.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.
Eskişehir avukat Mahmut Rasul UYANIK saygıyla sunar.