Kasten Yaralama Suçu (TCK m. 86)

Kasten başkasının vücuduna acı vermek veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olmak, kasten yaralama suçudur. Cezası 1 yıl 6 aydan, 3 yıla kadar hapis cezasıdır.

Kasten yaralama suçunun, kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahele ile giderilebilecek şekilde hafif olması halinde suç şikayete tabidir ve cezası 6 aydan, 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Kasten yaralama suçunu mağdurunun kadın olması halinde cezanın alt sınırı 9 aydan az olamaz.

Kasten Yaralama Suçu Madde Düzenlemesi

  1. Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  2. Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
  3. Kasten yaralama suçunun;
  1. Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,
  2. Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
  3. Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
  4. Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
  5. Silahla,
  6. Canavarca hisle,

işlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.

Kasten yaralama suçu Eskişehir avukat

Emsal Yargıtay Kararları

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2008/3497 Karar Numarası: 2009/6430 Karar Tarihi: 30.10.2009

ÖZETİ: Olay tarihinde sanık ve katılanın köy kahvehanesinin karşısında tartışmaya başladığı sırada, sanığın yanında taşıdığı bıçakla katılan H.’in hayati bölgelerini hedef gözeterek 2 kez vurduğu, darbeler sonucu, batına ve toraksa nafiz olan her bir yara ayrı ayrı hayati tehlike de doğuracak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda, zararın ağırlığı dikkate alınarak, alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayini yerine cezanın 9 yıl olarak belirlenmesi suretiyle noksan ceza tayini,

Sanık H. hakkında kasten yaralama suçunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında; ceza miktarının üst sınırının 2 yıla çıkartılması, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlarla ilgili sınırlandırmanın da kaldırılması nedeniyle, yerel mahkemece yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

Halil’i kasten öldürmeye teşebbüsten sanık Yusuf K., Yusuf K.’i yaralamaktan sanık Halil’in bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin ( MUĞLA ) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.05.2007 gün ve 461/171 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık Yusuf ile müdahil-sanık Halil müdafileri taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR : 1- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Yusuf’un kasten insan öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerinin niteliği ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle kısmen kabul kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Yusuf müdafiinin suç niteliğine, meşru müdafaaya vesaireye, katılan Halil İbrahim vekilinin vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

a ) Olay tarihinde sanık ve katılanın köy kahvehanesinin karşısında tartışmaya başladığı sırada, sanığın yanında taşıdığı bıçakla katılan Halil’in hayati bölgelerini hedef gözeterek 2 kez vurduğu, darbeler sonucu, batına ve toraksa nafiz olan her bir yara ayrı ayrı hayati tehlike de doğuracak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda, zararın ağırlığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Yasanın 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 35. maddesinin uygulanması sırasında alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayini yerine cezanın 9 yıl olarak belirlenmesi suretiyle noksan ceza tayini,

b ) 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın, 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca şartla salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun hüküm fıkrasında gösterilmemesi,

2- Sanık Halil hakkında kasten yaralama suçunda, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesi ile değiştirilen 5271 sayılı CMK nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında; ceza miktarının üst sınırının 2 yıla çıkartılması, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlarla ilgili sınırlandırmanın da kaldırılması nedeniyle, yerel mahkemece yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

SONUÇ : Yasaya aykırı olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün (BOZULMASINA ), 30.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.


YARGITAY 2.CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2004/8190 Karar Numarası: 2005/20502 Karar Tarihi: 05.10.2005

ÖZETİ: 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 5328 Sayılı Kanunla değişik 86. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve sanığın eylemine uyan kasten yaralama suçunun aynı maddenin 3. fıkrasında açıklanan hallerde işlenmesi durumu hariç olmak üzere, soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması ve mağdurun şikayetçi olması karşısında aynı kanunun 73. maddesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

Müessir fiil suçundan sanık A.’ın yapılan yargılaması sonucunda ; Mahkumiyetine dair (E.) Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 26.3.2003 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 22.3.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.

Sanık hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda eyleminin 765 Sayılı TCK.nun 456/4 maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde;

12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2. fıkrasında “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18.maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 5328 Sayılı Kanunla değişik 86. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve sanığın eylemine uyan kasten yaralama suçunun aynı maddenin 3. fıkrasında açıklanan hallerde işlenmesi durumu hariç olmak üzere, soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması ve mağdurun şikayetçi olması karşısında aynı kanunun 73. maddesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254.maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanununun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 5.10.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eskişehir avukat Mahmut Rasul UYANIK saygıyla sunar.

Avukat Mahmut Rasul UYANIK ile İletişime Geçin!