İnsan ticareti suçu, zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek suretiyle kişilerin ülkeye sokulması, ülke dışına çıkarılması, tedarik edilmesi, kaçırılması, bir yerden başka bir yere götürülmesi veya sevk edilmesi ya da barındırılmasıdır.
TCK m. 80’de tanımlanan bu suçun cezası 8 yıldan 12 yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıdır.
İnsan Ticareti Suçu TCK düzenlemesi
- Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek suretiyle kişileri ülkeye sokan, ülke dışına çıkaran, tedarik eden, kaçıran, bir yerden başka bir yere götüren veya sevk eden ya da barındıran kimseye sekiz yıldan on iki yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası verilir.
- Birinci fıkrada belirtilen amaçlarla girişilen ve suçu oluşturan fiiller var olduğu takdirde, mağdurun rızası geçersizdir.
- On sekiz yaşını doldurmamış olanların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya barındırılmaları hallerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verilir.
- Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
İnsan Ticareti Suçunda Mağdurun Rızası
Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak amacıyla kişilerin ülkeye sokulması, ülke dışına çıkarılması, tedarik edilmesi, kaçırılması, bir yerden başka bir yere götürülmesi veya sevk edilmesi ya da barındırılması durumunda mağdurun rızası olsa dahi insan ticareti suçu oluşur.
Mağdurun 18 Yaşından Küçük Olması
18 yaşından küçük bir kişiye karşı, tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulama, nüfuzu kötüye kullanma, kandırma veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanma araç fiilleri gerçekleştirilmese dahi bu suç oluşacaktır.

Emsal Yargıtay Kararları
YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2007/10501 Karar Numarası: 2008/2801 Karar Tarihi: 25.03.2008
İnsan Ticareti Suçu
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Ateşli Silahlar Ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkındaki Kanuna Aykırılık
ÖZETİ: Hükümden sonra yürürlüğe giren değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesindeki koşulların varlığı halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılması zorunluluğu bozmayı gerektirir.
6136 sayılı Kanuna aykırılık ve insan ticareti suçlarından sanıklar Ergül Barut, Fatma Damla Uzdemir’in yapılan yargılamaları sonunda; hükümlülüklerine ve müsadereye, sanıkların TCK’nın 53/1. maddesindeki a, b, d, e bentlerinde belirtilen haklardan hürriyeti bağlayıcı cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan ise şartla tahliye tarihine kadar kullanmaktan yoksun bırakılmalarına dair ( MERSİN ) 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.4.2007 gün ve 264 esas, 144 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık Ergül Barut müdafii, Fatma Damla Uzdemir müdafii ve sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olup, CMUK’un 318. maddesi gereğince sanık Fatma Damla Uzdemir ve sanık Ergül Barut müdafii tarafından duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı C. Başsavcılığının 18.10.2007 günlü onama istekli tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş ve duruşma günü tayin edilerek incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR: 1- Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre, Nizip İlçesinden getirilen mağdurenin sanıklar tarafından evlerinde zorla barındırılıp ve konsamatris olarak cebir, şiddet ve tehdit kullanarak çalıştırmaları biçimindeki eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 80. maddesinde tanımlanan İnsan Ticareti suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden sanıklar Ergül Barut ve Fatma Damla Uzdemir hakkında İnsan Ticareti ve sanık Ergül Barut hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan hükümlere ilişkin Ergül Barut ve Fatma Damla Uzdemir müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar hakkında kurulan bu hükümlerin oybirliğiyle ( ONANMASINA ),
2- Sanık Fatma Damla Uzdemir hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme ilişkin temyize gelince;
Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesindeki koşulların varlığı halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılması zorunluluğu,
SONUÇ: Bozmayı gerektirmiş sanık Fatma Damla Uzdemir müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu sebepten dolayı ( BOZULMASINA ), 25.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2007/4540 Karar Numarası: 2007/4618 Karar Tarihi: 11.06.2007
İnsan Ticareti Suçu
İş Ve Çalışma Hürriyetinin İhlali
Fuhuş Suçu
İnsan ticareti yapma suçundan sanıklar Yasin S., Musa S.’ın yapılan yargılamaları sonunda; hükümlülüklerine dair Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.01.2007 tarih ve 310 esas, 13 karar s. hükmün süresi içerisinde Yargıtay’ca tetkiki sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 26.04.2007 günü daireye gönderilmekle incelendi:
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR: Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine; ancak,
Ukrayna uyruklu mağdure Oksana N.’nın gazetede aşçı arandığına ait ilan verilmesi üzerine kurduğu irtibat sebebiyle İstanbul’a geldiği ve sanık Musa’nın ilanı veren kişiye 1700 dolar vererek mağdureyi alıp Nevşehir İline getirdiği ve sanık Yasin ile birlikte cebir, şiddet, tehdit, hile ile fuhşa yönelttiklerinin anlaşılması karşısında; sanıkların eyleminde 765 s. TCK’nın 201/b madde ve fıkrasındaki “zorla çalıştırma veya hizmet ettirmek, esarete veya benzer uygulamalara tabi kılmak…” biçiminde düzenlenen suçun unsurlarının oluşmadığı, “fuhuş yaptırmak” maksadıyla insan ticareti suçunun düzenlendiği 19.12.2006 gününde yürürlüğe giren 5560 s. Kanunun 3. maddesiyle değişik 5237 s. TCK. nun 80. maddesinin ise suç gününde yürürlükte olmadığı gözetilerek, sanıklar hakkında suç gününde 21 yaşını bitirmiş olan mağdureyi hile kullanmak suretiyle fuhuş için tedarik suçundan 765 s. TCK. nun 436/1. fıkra, 2. cümlesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken aynı kanunun 201/b madde ve fıkrası uyarınca yazılı biçimde hüküm kurulması,
SONUÇ: Bozmayı gerektirmiş sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 11.06.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2007/8697 Karar Numarası: 2009/13101 Karar Tarihi: 20.10.2009
İnsan Ticareti Suçu
İstinaf Yoluna Sanık Lehine Başvurma Halinde Verilecek Hüküm
Temyiz İsteminin Esastan Reddi Veya Hükmün Bozulması
Davaya Yeniden Bakacak Mahkemenin İşlemleri
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Olay ve dosya kapsamına göre sanığın, suç tarihinde “15” yaşından küçük olan mağdurları ikna edip hırsızlık yaptırmak amacıyla İstanbul’a götürmek istediği ve bu nedenle Diyarbakır otogarına geldiği, bilet alacağı sırada firma görevlisinin şüphelenerek durumu kolluk kuvvetlerine ihbar etmesi sonucunda yakalandığının anlaşılması karşısında, eyleminin kanıtlanması halinde mağdur sayısınca TCK’nın 80. maddesinde tanımlanan insan ticareti suçunu oluşturabileceği, bu suçtan yargılama yapma ve kanıtları değerlendirme görevinin ise Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam olunarak yazılı biçimde hüküm kurulması,
SONUÇ: Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, esası incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı CMUK’un 321 ve 326. maddeleri uyarınca kazanılmış hak saklı kalmak üzere BOZULMASINA, 20.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.
Eskişehir avukat Mahmut Rasul UYANIK saygıyla sunar.