Halkı Askerlikten Soğutma Suçu Nedir?

Halkı askerlikten soğutma suçu TCK m. 318’de düzenlenmiştir. Madde düzenlemesi şu şekildedir:

  • Askerlik hizmetini yapanları firara sevk edecek veya askerlik hizmetine katılacak olanları bu hizmeti yapmaktan vazgeçirecek şekilde teşvik veya telkinde bulunanlara altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Fiil, basın ve yayın yolu ile işlenirse ceza yarısı oranında artırılır.

Madde metninde de görüleceği üzere suçun cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır. Fiilin basın yayın organları aracılığı ile gerçekleştirilmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılarak hüküm kurulacaktır.

Halkı Askerlikten Soğutma Suçu Madde Gerekçesi

Madde, halkı askerlik hizmetinden soğutacak etkinlikte, teşvik veya telkinde bulunmayı veya propaganda yapmayı cezalandırmaktadır. Vatanın düşman güçlerine karşı korunması bakımından her Türk vatandaşının askerlik hizmetini severek ve isteyerek yerine getirmesi şarttır. Esasen askerlik hizmetine yönelik duygu, vatandaşlığın zorunlu gereği olan vatana sadakat borcunun bir parçasını oluşturur. Söz konusu duyguyu tahrip etmek veya zayıflatmak maksadıyla vatandaşları askerlik hizmetlerinden soğutma yolunda teşvik veya telkinlerde bulunmayı veya propagandayı suç haline getirmek suretiyle madde, milli savunmayı koruma amacını gütmektedir.

Telkin ve teşvikin veya propagandanın askeri hizmetten soğutacak kuvvette olması koşulu ile söz, yazı, işaret, küçültücü imgeler veya bunların benzerleri marifetiyle yapılması suç oluşturacaktır. Teşvik veya telkin geniş sayıda kişilere yönelik olmayan fesatçı fiil olduğu halde propaganda çok daha geniş ve önceden belirli olmayan gruplara yönelik etkin telkin ve teşvikleri ifade etmektedir.

Maddenin son fıkrasına göre, fiilin basın ve yayın yoluyla işlenmesi, ağırlaştırıcı nedendir.

Halkı askerlikten soğutma suçu Eskişehir avukat

Emsal Yargıtay Kararı

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2010/9516 Karar Numarası: 2012/2305 Karar Tarihi: 22.02.2012

  • Sanığın Olay Tarihinde Yaptığı Konuşmanın İfade Hürriyetinin Kullanılması Kapsamında Kalması
  • Eylemin Halkı Askerlikten Soğutma Suçunu Oluşturmaması

ÖZETİ: İnsan Hakları Derneği İstanbul şubesi üyesi olan sanığın olay tarihinde yaptığı konuşma bir bütün olarak ele alınıp değerlendirildiğinde; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 26. ve Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin 10. maddelerinde öngörülen ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları ile de desteklenen ifade hürriyetinin kullanılması kapsamında kaldığı ve eylemin halkı askerlikten soğutma suçunu oluşturmadığı gözetilerek yüklenen suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi kanuna aykırıdır.

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanık hakkında verilen 1 ay 20 gün hapis cezasının 647 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmiş olması karşısında hükmün temyiz kabiliyeti olduğu belirlenmekle temyiz dilekçesinin reddine dair karar kaldırılarak yapılan incelemede;

İnsan Hakları Derneği İstanbul şubesi üyesi olan sanığın olay tarihinde yaptığı konuşma bir bütün olarak ele alınıp değerlendirildiğinde; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 26. ve Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin 10. maddelerinde öngörülen ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları ile de desteklenen ifade hürriyetinin kullanılması kapsamında kaldığı ve eylemin halkı askerlikten soğutma suçunu oluşturmadığı gözetilerek yüklenen suçtan beraati yerine, yazılı gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi,

Sonuç: Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 22.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

KARARA KONU YEREL MAHKEME KARARI AŞAĞIDA VERİLMİŞTİR

ÜSKÜDAR 1. SULH CEZA MAHKEMESİ DOSYA NO: 2008/790 KARAR NO: 2009/189 C.SAVCILIĞI ESAS NO: 2005/8

GEREKÇELİ KARAR

TÜRK MİLLETİ ADINA

SUÇ: Halkı Askerlikten Soğutma

KARAR TARİHİ: 18/03/2009

Yukarıda açık kimliği yazılı sanık/sanıklar hakkında mahkememizde yapılan duruşma sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının (5190 sayılı yasayla yetkili), 18/02/2005 tarih, 2005/177 Hazırlık 2005/8 Esas, 2005/8 İddianame sayılı iddianamesinde, sanığın insan hakları derneğinin İstanbul Şubesinde yönetim kurulu öğesi olarak görev yaptığı, 12/12/2004 günü saat 11:00 ‘da Selimiye kışlası önünde şube yönetim kurulu öğeleriyle sivil toplum kuruluşlarının bulunduğu, 20 kişilik bir guruba hitaben (vicdani ret bir haktır) başlıklı bildiriyi okuyarak halka askerlikten soğuttuğu, sanığın 5190 sayılı Kanun ile değişik, CMUK’un 394/d maddesi hükümleri çerçevesinde yargılanarak 765 sayılı TCK’nin 155 maddesi uyarınca cezalandırılması istenilmiştir.

Sanık savunmasında; atılı suçu işlemediğini, ifade özgürlüğü kapsamında kişisel düşüncelerini açıkladığını suç kastının bulunmadığını bildirmiştir.

Dava 5190 sayılı kanun ile yetkili İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine açılmış bu mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir. Mahkememizce yargılama yapılarak 20/09/2006 tarih, 2006/476 Karar sayılı karar ile sanığın neticeten 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık müdafi inin temyizi üzerine Yüksek Yargıtay 9. Dairesi 21/05/2008 tarihli kararı ile CMK. nun 231. maddesi incelemesi nedeni ile mahkememiz kararını bozmuştur. Mahkememizce bozma ilamına uyulmuştur. Sanığın Selimiye Askeri Kışlası önünde vicdanı ret bir haktır başlıklı bildiriyi okuması kişisel düşüncesini açıklamaktan öteye halkı askerlikten soğutmaya yönelik bir eylemdir. Bu nedenle sanığın suçu sabittir, suç tarihinden önce sanık lehine olan yasa ve maddesi 765 sayılı TCK’nin 165. maddesidir. Zira 5237 sayılı TCK’nin 318/(1) maddesindeki cezanın alt sınırı 6 ay hapistir. 765 Sayılı TCK’nin 155. maddesindeki cezanın alt haddi ise 2 ay hapis ve 440,00 TL adli para cezasıdır. Bu nedenle lehe olan yasa ve maddesi 765 sayılı TCK’nin 155 maddesidir. Sanığın kişiliği, duruşmadaki tutum ve davranışları göz önüne alındığında yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat hasıl olmadığından CMK’nın 231. maddesi hükmü sanık lehine uygulanmamıştır.

HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

Sanığın üzerine atılı halkı askerlikten soğutma suçunu işlediği sabit olup suçun işleniş biçimine, suçun işlendiği zaman ve yere suçun işlenmesindeki kullanılan araçlara suç konusunu önem ve değerine, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığına sanığın güttüğü amaç ve saike nazaran suç tarihi itibariyle sanığın lehine uyan ve eylemine uyan 765 sayılı TCK’nin 155. Maddesi uyarınca taktiren 2 ay hapis ve suç tarihi itibariyle 440,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

Sanığa verilen cezadan sanığın durulmadaki saygılı hali lehine indirim sebebi olarak kabul edilerek suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nin 59. Maddesi uyarınca verilen cezadan taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 1 ay 20 gün hapis ve 366,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

Suç tarihinde yürürlükte bulunan 647 sayılı kanunun 4. Maddesi uyarınca sanığa verilen hapis cezasının sanığın kişiliğine, sair hallerine ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre hapis cezasının beher günü taktiren 11,00 TL hesabı ile 550,00 TL adli para cezasına çevrilmesine,

Sanığa verilen aynı neviden para cezalarının suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nin 72. Maddesi uyarınca içtima ettirilerek sanığın neticeten 916,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

Sanığa verilen adli para cezasının suç tarihinde yürürlükte bulunan 647 sayılı kanunun 5. Maddesi uyarınca birer aylık taksitler halinde tahsil edilmek üzere taktiren 10 eşit takside bölünmesine, sanık taksitlerden birisini süresinde ödemediği takdirde geriye kalan tüm para cezasının tamamının sanıktan tahsil edilmesine,

Sanığa verilen adli para cezasının sanığın kişiliğine, sair hallerine, geçmişteki hallerine ve suç işleme hususundaki eğilimine göre cezasının ertelenmesi halinde ileride bir daha suç işlemeyeceği hususu konusunda kanaat hasıl olduğundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 647 sayılı kanunun 6. Maddesi uyarınca taktiren ERTELENMESİNE,

Sanığa suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nin 94. Maddesi uyarınca ihtarat yapılmasına(yapıldı).

08/02/2008 tarih 26781 sayılı resmi gazetede yayınlanıp yürürlüğe giren 5728 sayılı kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine 5560 sayılı kanunun 23. maddesi ile eklenen 5. fıkranın şartlarının oluşmaması nedeniyle sanık lehinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına takdiren yer olmadığına,

Sanık hakkında başkaca kanuni ve takdiri artırım ve eksiltmeye taktiren yer olmadığına,

Bozmadan önce yapılan 3.50 TL, 1 çağrı kağıdı gideri, yazışma gideri 3.50 TL, Bozmadan sonra yapılan 3 çağrı kağıdı gideri 12,50 TL, Yazışma gideri 10,00 TL’nin toplamından oluşan 29,50 TL yargılama giderinin CMK. nun 325/1 maddesi uyarınca sanıktan tahsiline,

Dair; sanık ve sanık müdafinin yüzlerinde, 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK’un 305/1. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/03/2009

Eskişehir avukat Mahmut Rasul UYANIK saygıyla sunar.

Avukat Mahmut Rasul UYANIK ile İletişime Geçin!