Çocuğun Soybağını Değiştirme Suçu

Çocuğun soybağının değiştirilmesi veya gizlenmesi çocuğun soybağını değiştirme suçudur. Bu suç TCK m. 231’de düzenlenmiştir. Temel halinin cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıdır.

Özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocuk ile karışmasına sebep olunması halinde ise faile verilecek ceza 1 aydan,1 yıla kadar hapis cezasıdır (TCK m. 231/2).

Çocuğun Soybağını Değiştirme Suçu Şikayet ve Yargılama

Bu suç şikayet aranmaksızın re’sen soruşturulup kovuşturulur. Uzlaştırma hükümleri bu suç bakımından uygulama alanı bulmaz. Dava zaman aşımı süresi 8 yıl, ceza zaman aşımı süresi 10 yıldır.

Bu suç ile ilgili yargılama yapmaya Asliye Ceza Mahkemeleri görevlidir.

Çocuğun Soybağını Değiştirme Suçu Madde Düzenlemesi

  1. Bir çocuğun soybağını değiştiren veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  2. Özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocukla karışmasına neden olan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Çocuğun soybağını değiştirme suçu Eskişehir avukat

Emsal Yargıtay Kararları

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2021/10029 Karar Numarası: 2024/6251 Karar Tarihi: 08.05.2024

SUÇUN YASAL UNSURLARININ OLUŞMAMASI

SAYISI : 2016/11 E., 2016/796 K.

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin,17.05.2016 tarihli ve 2016/11 Esas, 2016/796 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun soybağını değiştirme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 231 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ertelemeye karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın suç işleme kastının olmadığın, beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde kurulan mahkûmiyet hükmünün bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Temyiz dışı sanığın, katılanla resmi olarak evli olduğu ancak 30.03.2018 tarihinde kesinleşen boşanma davası sürecinde ayrı yaşadıkları dönemde, dava dışı … ile gayriresmi birlikteliğinden 25.04.2014 tarihinde doğan … isimli müşterek çocuğu, resmi nikahlı eşi olan katılanın üzerine kaydettirerek çocuğun soybağını değiştirdiği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
  2. Sanık savunmasında, katılanın resmi nikahlı eşi olduğunu ancak boşanma davalarının sürdüğünü, eşiyle 2013 yılından beri ayrı yaşadığını ve … isimli şahıs ile resmi olarak boşanamadığım için imam nikahlı olarak evlendiğini, … ile … adında bir ortak çocuğu olduğunu, resmi olarak boşanamadığı için oğlunu nüfusa kayıt ettirirken resmi nikahlı eşi üzerine yazdırmak zorunda kaldığını, suç işleme kastı olmadığını beyan etmiştir.
  3. Mahkemece, savunmalar, şikâyetçi beyanı, nüfus kayıtları, nüfus müdürlüğü yazıları, doğum bildirim tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

  1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 285 ve 295 inci maddelerindeki ”evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içerisinde doğan çocuğun babası kocadır ve başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz.” hükümleri karşısında; evlilik birliği devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan evlilik dışı çocukların, biyolojik babası üzerine derhal kayıt edilmesinin mümkün olmadığı ve resmi nikahlı eşin üzerine kaydedilmesinin yasadan kaynaklanan zorunluluk olduğu, bu nedenle yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi,
  2. Kabule göre de; “30.05.2014” olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında hatalı olarak “03.02.2015” olarak yazılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2016/11 Esas, 2016/796 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2024 tarihinde karar verildi.


YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2010/3982 Karar Numarası: 2011/3447 Karar Tarihi: 26.04.2011

Çocuğun Soybağını Değiştirme Suçu

Hükmün Açıklanması Ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

ÖZETİ: Çocuğun soybağını değiştirme suçundan sanığın yapılan yargılanması sonunda; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olduğu, dosyaya yansıyan kamunun bir zararının da oluşmadığı anlaşılmakla, yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi yasaya aykırıdır.

DAVA: Çocuğun soybağını değiştirme suçundan sanığın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair, Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 18.9.2008 gün ve 2006/1084 Esas, 2008/1412 Karar sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi O Ver Cumhuriyet Savcısı ve sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;

CGK’nin 8.6.2010 gün ve 2010/7-116-136 Sayılı Kararında belirtildiği üzere; kararda yasa yolunun CMK’nin 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine uygun gösterilmemesinin Cumhuriyet Savcısı yönünden eski hale getirme nedeni oluşturmayacağı ve 27.5.2010 tarihli O Yer C. Savcısının temyiz dilekçesinde hakim havalesi bulunmadığı dikkate alınarak, temyiz talebinin CMUK’un 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanığın temyiz istemiyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

KARAR : 765 Sayılı TCK’nın 447. maddesinin lehe yasa karşılaştırılmasında nazara alınmaması,

Lehe kabul edilen 5237 Sayılı TCK hükümlerine göre verilen sonuç hürriyeti bağlayıcı cezanın aynı Kanunun 50 ve 52. maddeleri yerine 647 Sayılı Kanunun 4. maddesine göre paraya çevrilmesi suretiyle karma uygulama yapılması,

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 3.2.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Sayılı Kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olduğu, dosyaya yansıyan kamunun bir zararının da oluşmadığı anlaşılmakla, yetersiz gerekçe ile 5271 Sayılı CMK’nin 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümün 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.4.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 14. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2012/10978 Karar Numarası: 2014/10333 Karar Tarihi: 23.09.2014

Çocuğun Soybağını Değiştirme Suçu

ÖZETİ: Bebeğin doğduğu gün hastaneye alıcı kılığında giden polislerce sanıkların suçüstü yakalandıkları olayda, sanıkların eylem ve iradelerinin çocuğun gerçek soybağının ortaya çıkmasını engellemeye, çocuğun gerçek ana ve/veya babasının değil de, farklı kişilerin soybağında gözükmesini sağlamaya yönelik olduğu, böylelikle atılı çocuğun soybağını değiştirme suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla, Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanıklar müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin onanmasına, 23.09.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanık H.’ın kızı olan sanık F.’nin evlilik dışı ilişki sonrası hamile kaldığı, sanıkların olayın duyulmasından çekinerek F.’nin kız kardeşinin arkadaşı sanık C.’tan bebeği gayri resmi şekilde evlatlık olarak verecekleri bir aile bulmasını istedikleri, bunun üzerine sanık C.’ın bir internet sitesine altı bin lira karşılığında üç haftalık bebeğin evlatlık verileceği yönünde internet aracılığıyla ilan verdiği, bu ilanı gören kolluk görevlilerinin alıcı kılığında sanık C. ile iletişime geçerek, bebeğin doğum sonrası hastanede altı bin lira karşılığında teslimi konusunda anlaştıkları ve bebeğin doğduğu gün hastaneye alıcı kılığında giden polislerce sanıkların suçüstü yakalandıkları olayda, sanıkların eylem ve iradelerinin çocuğun gerçek soybağının ortaya çıkmasını engellemeye, çocuğun gerçek ana ve/veya babasının değil de, farklı kişilerin soybağında gözükmesini sağlamaya yönelik olduğu, böylelikle atılı çocuğun soybağını değiştirme suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla,

Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanıklar müdafin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin onanmasına, 23.09.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2011/2098 Karar Numarası: 2011/2568 Karar Tarihi: 31.03.2011

Çocuğun Soybağını Değiştirme Suçu

Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılıp Bırakılmayacağının Tespiti

ÖZETİ: Hükümlerden sonra yürürlüğe giren ve sanıklar yararına olan hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu bozmayı gerektirmiştir.

Çocuğun soybağını değiştirme suçundan sanıklar M. A. ve A. A.’nın yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçtan mahkumiyetlerine dair, Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 24.10.2007 gün ve 2007/214 Esas, 2007/401 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafi tarafından istenilmiş ve 22.12.2010 günlü tevdi kararında belirtilen noksanlık giderilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığından daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

Karar: Hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK’nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2.fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümlede nazara alınarak mahkemece hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,

Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Eskişehir avukat Mahmut Rasul UYANIK saygıyla sunar.

Avukat Mahmut Rasul UYANIK ile İletişime Geçin!