Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçu

Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu TCK m. 268 şu şekilde düzenlenmiştir: İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır.

Hükme göre bu suçun kanuni tanımında geçen fiil işlendiğinde iftira suçuna ilişkin hükümler uygulanacaktır.

Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçu
Eskişehir avukat

Emsal Yargıtay Kararları

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/13075 E. 2021/17750 K.

İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK.nın 268. maddesinde öngörülen, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, failin işlemiş olduğu bir suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması gerektiği, bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde ise TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşacağı; somut olayda, uyuşturucu madde kullanmak suçundan yakalanan sanık hakkında müştekinin kimlik bilgilerini kullanması nedeniyle bir kısım tutanakların müşteki adına düzenlendiği anlaşılmakla, sanığın eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK’nın 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturacağı ve sanığın TCK.nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı gereğince yalnızca anılan suçtan cezalandırılması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, eylem ikiye bölünerek resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan ayrı ayrı hükümler kurulması,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.


Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/27211 E. 2020/996 K.

5237 sayılı TCK. nın 268/1. maddesinde düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK. nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur.
Somut olayda; hırsızlık suçundan dolayı yakalanan sanığın, mağdur …’e ait kimlik bilgilerini söylemek suretiyle bir kısım tahkikat evrakının tanzim edilmesini sağladığı anlaşılmakla; eylemin bir bütün olarak TCK. nın 268/1. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturacağı ve hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, hem ”başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” hem de TCK. nın 206.maddesinde düzenlenen “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma” suçlarından ayrı hükümler kurulması,

Yasaya aykırı, sanığın ve Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK. nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.01.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.


Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/13401 E. 2021/22013 K.

5237 sayılı TCK.nın 268/1. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur.

Somut olayda, sanığın olay günü durumundan şüphelenilerek durdurulması üzerine, kolluk görevlilerince yapılan kimlik kontrolü esnasında hakkındaki yakalama kararlarının yerine getirilmesini ve işlem yapılmasını engellemek amacıyla kendisini …’a ait kimlik bilgilerini kullanarak tanıttığı, mağdur … hakkında da yakalama kararı olduğu için ve bu kimlik bilgileri ile tutanak düzenlendiği anlaşılmakla, sanığın başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, diğer kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK.nın 268. maddesinde düzenlenen “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçunun unsurlarının oluşmadığı ancak mağdura ait kimlik bilgileri ile tutanak düzenlenmesini sağlayan sanığın eyleminin basit yargılama usulüne tabi olan TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 01.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.


Eskişehir avukat Mahmut Rasul UYANIK saygıyla sunar.

Avukat Mahmut Rasul UYANIK ile İletişime Geçin!