Anayasayı ihlal suçu, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmektir.
Bu suç TCK m. 309’da düzenlenmiştir. Cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır.
Bu suç hakkında şu makalemize de bakabilirsiniz.
Anayasayı İhlal Suçu Madde Düzenlemesi
- Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.
- Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.
- Bu maddede tanımlanan suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Emsal Yargıtay Kararları
YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2009/18788 Karar Numarası: 2010/3773 Karar Tarihi: 01.04.2010
Anayasayı İhlal Suçu
Silahlı Örgüt Kurma Suçu
Temyiz İncelemesinde Duruşmalı İnceleme
Hükmedilen cezanın süresi itibariyle şartları bulunmadığından, sanıklar R. G. ve A. S. müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, sanık A. A. müdafiinin usulüne uygun tebligata rağmen duruşmaya gelmemesi ve geçerli bir mazerette bildirmemesi karşısında sanıklar M. Y., M. S. Ş. ve M. A. Ç. hakkında duruşmalı, diğer sanıklar yönünden duruşmasız olarak; sanık M. D. müdafiinin 27.05.2009 ve 24.06.2009 tarihli dilekçelerle temyiz isteminden vazgeçmesi karşısında adı geçen sanık yönünden Cumhuriyet Savcısının temyizi nedeniyle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
KARAR: 1 – Sanıklar M. Y., M. A. Ç., M. D., A. S., R. G. ve B. İ. hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz İtirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar M. Y., M. A. Ç. ve M. D.’in üyesi bulundukları silahlı terör örgütünün, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını cebir ve şiddet kullanarak değiştirme amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sanıkların sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun vasfı tayin edilmiş sanıklar A. S, R. G. ve B. İ.’nın anılan örgütün üyesi oldukları kabul edilmiş, sanıklar hakkında cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan; Cumhuriyet savası sanıklar M. Y. ve M. A. Ç. ile adı geçen sanıklar müdafii, sanıklar R. G. ve A. S. müdafii ile sanık B. İ. müdafiinin temyiz dilekçeleri ile sanıklar M. Y. ve M. A. Ç. müdafiinin duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdüğü yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar M. Y. ve M. A. Ç. yönlerinden re’sen de temyize tabi olan hükümlerin ONANMASINA,
2 – Sanıklar M. S. Ş. ve A. A. haklarında kurulan hükme yönelik temyizlere gelince;
Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazları ile sanık A. A. ve sanıklar müdafilerinin diğer itirazlarının reddine, ancak;
Dosyada mevcut nüfus kayıtlarına göre; sanıklar hakkında sübutu kabul edilen ve suç tarihi olan son eylemlerin gerçekleştirildiği 12.01.1994 (sanık M. S. Ş. için) ve 03.10.1994 (sanık A. A. için) tarihlerinde sanıklar A. A. ve M. S. Ş.’in 18 yaşından küçük oldukları, hukuki durumlarının buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık A. A. ve sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçeleri ile duruşmalı inceleme sırasında sanık M. S. Ş. müdafiinin ileri sürdüğü temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 01.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2009/11204 Karar Numarası: 2010/855 Karar Tarihi: 25.01.2010
Anayasayı İhlal Suçu
Yasama Organına Karşı İşlenen Suç
Silahlı Örgüt Kurma Suçu
ÖZETİ: Anayasa’yı ihlal suçunun işlenebilmesi için fail tarafından cebir ve şiddet kullanılması gerekir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmek amacıyla silahlı örgüt kurulması yeterli olmayıp, kurulan örgütün amaç suçun işlenmesi doğrultusunda ülke genelinde bu amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte cebir ve şiddet içeren ve ağır suç teşkil eden icra hareketlerine girişmiş olması da gerekir. “CEZA HUKUKU: Silahlı Örgüt Kurma Suçu Anayasa’yı ihlal suçunun işlenebilmesi için fail tarafından cebir ve şiddet kullanılması gerekir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmek amacıyla silahlı örgüt kurulması yeterli olmayıp, kurulan örgütün amaç suçun işlenmesi doğrultusunda ülke genelinde bu amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte cebir ve şiddet içeren ve ağır suç teşkil eden icra hareketlerine girişmiş olması da gerekir.”
Duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
KARAR: Suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nın 146/1 ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 309/1. maddesinde tanımlanan Anayasa’yı ihlal suçunun işlenebilmesi için fail tarafından cebir ve şiddet kullanılması gerekir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmek amacıyla silahlı örgüt kurulması yeterli olmayıp, kurulan örgütün amaç suçun işlenmesi doğrultusunda ülke genelinde bu amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte cebir ve şiddet içeren ve ağır suç teşkil eden icra hareketlerine girişmiş olması da gerekir.
Somut olayda sanığın, Anayasal düzeni yıkıp yerine teokratik esaslara dayalı bir devlet kurmak amacıyla oluşturup yönettiği örgütün silahlanması ve amaca yönelik vahim eylemler planlaması suça hazırlık hareketi niteliğinde olup icra hareketine dönüşmediği, bu aşamada eylemin Anayasa’yı ihlal suçunu oluşturmayacağı ancak, sanığın tamam olan ve esasen suç oluşturan eyleminin silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek suçunu oluşturup hukuki durumunun suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nın 168/1 ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 314/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve tayin olunacak cezanın teşdiden uygulanması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
SONUÇ: Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ile duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdüğü temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, re’sen de temyize tabi hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 25.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2006/1276 Karar Numarası: 2006/2927 Karar Tarihi: 30.05.2006
Anayasayı İhlal Suçu
Yasama Organına Karşı İşlenen Suç
Suçta Tekerrür Ve Özel Tehlikeli Suçlar
ÖZETİ: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların mensubu bulundukları silahlı çete niteliğindeki örgütün Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasasını zorla değiştirip, yerine Marksist-Leninist ilkeye dayalı bir sistem getirmek şeklindeki amacına yönelik olarak vahamet arz eden olaylara fiilen katıldıklarının sübutu kabul ve eylemin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş olduğundan, sanıklar müdafiilerinin yerinde bulunmayan sair temyiz itirazlarının reddine karar verildi.
DAVA : Sanıklardan Sedat H. yönünden duruşmalı diğer sanıklar yönünden ise duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
KARAR : 1- Sanık Songül Y.’e ilişkin olarak;
5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi, örgüt mensubu olan sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının infazı sırasında ve infazından sonra uygulanmak üzere denetimli serbestlik tedbiri uygulamasını getirmiş, ayrıca infaz rejiminin de buna göre belirlenmesini öngörmüştür. Maddenin kapsam ve amacından da anlaşılacağı üzere bu hususlar ceza değil, cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili olup bu konunun gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun gerekse Dairemizin yerleşik uygulamaları karşısında kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek, silahlı örgüt mensubu olmak suçundan mahkum olan sanık hakkında anılan maddenin uygulanması konusunda her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, bu sanığa ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Sanıklar Sedat H. ve Zuhal S. hakkındaki temyizlere gelince;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların mensubu bulundukları silahlı çete niteliğindeki örgütün Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasasını zorla değiştirip, yerine Marksist-Leninist ilkeye dayalı bir sistem getirmek şeklindeki amacına yönelik olarak vahamet arz eden olaylara fiilen katıldıklarının sübutu kabul ve eylemin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş olduğundan, sanıklar müdafiilerinin yerinde bulunmayan sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların, somut olayda suçun unsurları, fiilin yeni yasadaki farklı suçları oluşturması hali de nazara alınmak suretiyle, ortaya çıkacak sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerektiği, sanıkların mensubu oldukları örgütün amacı doğrultusunda 14 ayrı eyleme katıldıklarının anlaşılması karşısında, sanıkların 5237 sayılı Yasanın 309/1. maddesinde tanımlanan suçun işlenmesi sırasında başka suçları da işlemeleri nedeniyle, aynı Yasa maddesinin 2.fıkrası uyarınca yasanın amaç, kapsam ve gerekçesi birlikte nazara alındığında, haklarında ayrıca bu suçlardan dolayı da ilgili hükümlere göre ceza tayini gerektiği, bu durumda da 765 sayılı TCK.nun 146/1. maddesinin sanıklar lehine olduğu gözetilmeden yasaya uygun olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
SONUÇ : Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafiilerinin temyiz dilekçeleri ile duruşmalı inceleme sırasında sanık Sedat Hayta müdafiinin ileri sürdüğü temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan resen de temyize tabi hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 30.05.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2007/1797 Karar Numarası: 2007/2453 Karar Tarihi: 22.03.2007
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Necmettin Ş.’in suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, müdafinin bu sanığa yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık Ferhat E. hakkındaki temyize gelince;
a- Sanığın 16.7.1998 tarihinde Ali Ç.’nin kaçırılması ve alıkonulması şeklinde gerçekleşen ve Anayasal düzeni cebren ortadan kaldırmaya teşebbüs suçuna vücut veren eyleme iştirak ettiği dosya kapsamına uygun olarak kabul edilmiş olması karşısında, hukuki durumunun suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nın 146/1 ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 309/1. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
b- Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanıkta ele geçen ve örgüte ait olduğu anlaşılan emanetin 2000/167 sırasında kayıtlı tabancanın zoralımına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
SONUÇ: Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sonuç cezada kazanılmış hak saklı tutulmak kaydıyla hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 22.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.
Eskişehir avukat Mahmut Rasul UYANIK saygıyla sunar.