Düşman devlete maddi ve mali yardım suçu TCK m. 308’de düzenlenmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin savaş halinde olduğu devlete, savaşta Türkiye Cumhuriyeti Devletinin aleyhine kullanılabilecek her türlü eşyayı karşılıklı veya karşılıksız, doğrudan veya dolaylı olarak vermek bu suçu oluşturur. TCK m. 308/1’de tanım bu şekilde yapılmakla beraber aşağıdaki hallerde de bu suç oluşacaktır:
- Savaş zamanında, düşman devlet yararına yapılan borçlanmalara veya her ne nedenle olursa olsun ödemelere katılan veya bunlara ilişkin işlemleri kolaylaştıran vatandaşa veya Türkiye’de oturan yabancıya aynı ceza verilir.
- Savaştan evvel başlamış olsa bile, birinci fıkrada yazılı haller dışında, nerede bulunursa bulunsun düşman devlet vatandaşıyla veya düşman devlet topraklarında oturan diğer kimselerle Türkiye Devleti zararına veya düşman devletin savaş gücüne olumlu etki yapacak nitelikte doğrudan doğruya veya dolaylı olarak ticaret yapan vatandaşa veya Türkiye’de oturan yabancıya iki yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası verilir.
- Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerin düşman devletle aralarında savaş için ittifak veya iştirak olan devlet yararına işlenmesi halinde de bu madde hükümleri uygulanır.
Bu suçla ilgili yargılama yapmaya ağır ceza mahkemeleri görevlidir. TCK m. 308/1-2-4′ de geçen fiillerle ilgili zaman aşımı süresi 15 yıl iken TCK m. 308/3’de zaman aşımı 8 yıldır.

Düşman Devlete Maddi ve Mali Yardım Suçu Madde Gerekçesi
Madde, savaş halinde vatandaşın veya Türkiye’deki yabancıların, düşmanla her türlü ticari veya iktisadi ilişkilerde bulunmalarını yasaklamakta ve böylece Devletin savaş çabalarına, ne suretle olursa olsun, engel olunmamasını sağlamak amacını gütmektedir.
Maddenin birinci fıkrasında yazılı suçun maddi unsuru, savaş zamanında düşman devlete savaşta Türkiye Cumhuriyeti Devletinin aleyhine kullanılabilecek her türlü eşyanın verilmesidir. Bu şeylerin verilmesi ister doğrudan doğruya olsun isterse bunları veren kişinin kendisini saklayarak dolaylı bir yolu seçmesi suretiyle gerçekleşsin, suç oluşacaktır.
Maddenin ikinci fıkrası ise, düşman devlet lehine mali kolaylıklar sağlanması fiillerini suç haline getirmektedir. Suçun maddi unsuru, düşman devlet yararına yapılan borçlanmalara veya her ne nedenle olursa olsun ödemelere katılmak veya bunlara ilişkin işlemleri kolaylaştırmaktır. Demek oluyor ki, ikinci fıkrada yer alan suç seçimlik hareketlidir.
Üçüncü fıkrada, düşman devlet vatandaşıyla veya düşman devlet topraklarında oturan diğer kimselerle ticaret yapılmasını cezalandırmaktadır. Ancak suçun oluşması bazı koşullara bağlanmıştır. Ticaretin doğrudan doğruya veya dolaylı olmasının önemi yoktur. Her iki halde de fiil suç oluşturur.
Her üç fıkrada yazılı suç, nerede oturursa otursun vatandaş tarafından işlenebildiği halde, ancak Türkiye’de oturan yabancı tarafından bu suçlar işlenebilir. Dolayısıyla maddede yer alan fiilleri dışarıda işleyen yabancılar hakkında madde uygulanmayacaktır.
Ticari ve mali ilişkiler ve yardım faaliyetleri savaştan önce başlamış bulunsa bile, savaş sırasında sürdürüldüğü takdirde, suç gerçekleşmiş olacaktır.
Maddenin son fıkrasına göre, bu maddede tanımlanan suçların düşman devletle aralarında savaş için ittifak veya iştirak olan devlet yararına işlenmesi halinde de, bu madde hükümleri uygulanacaktır.
Eskişehir avukat Mahmut Rasul UYANIK saygıyla sunar