Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence suçu TCK m. 95’te düzenlenmiştir. Düzenleme şu şekildedir:
- 1) İşkence fiilleri, mağdurun;
- a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
- b) Konuşmasında sürekli zorluğa,
- c) Yüzünde sabit ize,
- d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
- e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
- Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, yarı oranında artırılır.
- 2) İşkence fiilleri, mağdurun;
- a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
- b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
- c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
- d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
- e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,
- Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.
- (3) İşkence fiillerinin vücutta kemik kırılmasına neden olması halinde, kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
- (4) İşkence sonucunda ölüm meydana gelmişse, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış İşkence Suçu Madde Gerekçesi
Madde metninde işkence suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri belirlenmiştir. Bu hükmün içeriğine ilişkin açıklamalar için kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerine ilişkin gerekçeye bakılmalıdır.

Emsal Yargıtay Kararları
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2009/14829 E. 2010/1867 K.
Ruh ve beden sağlığı bozulacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kasten yaralama, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama ve işkence suçlarından sanık …’nın yapılan yargılanması sonunda; kasten yaralama, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, ruh ve beden sağlığı bozulacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçları ile işkence eyleminin eziyet suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetine dair, … 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.06.2009 gün ve 2008/222 Esas, 2009/253 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, kasten yaralama, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama ve eziyet suçlarından kurulan hükümlerin ONANMASINA,
Sanık hakkında ruh ve beden sağlığı bozulacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak; aynı evde birlikte yaşadığı mağduru koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan sanık hakkında TCK’nın 103/3. maddesinin uygulanmaması,
Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun 7 ve 23. maddeleri gereği usulüne uygun teşekkül etmeyen İhtisas Kurulu raporuna dayanılarak hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 08.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/10305 E. 2019/7734 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence, kasten yaralama, görevi kötüye kullanma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Maktül …’ın kendisine eziyet ederek askerliğe elverişsiz hale getirdiğine, gardiyanlara şiddet uyguladığına ilişkin olan ve maktülün parmağı tutularak bastırılan 25.07.2011 tarihli iki adet tutanağa göre, atılı suçlardan kurtulmak amacıyla sahte resmi belgeler düzenlediği anlaşılan sanıklar … ve … hakkında zamanaşımı süresi içerisinde mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
1-) Sanık … hakkında ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik katılanlar …, …, …, …, … vekillerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanığın eyleminin TCK’nın 94/5. madde ve fıkrasında kalıp kalmadığı hususunun itiraz merciince değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
5271 sayılı CMK.nın 231/12. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar itiraza tabi olup temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığından katılanlar …, …, …, …, … vekillerinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMK.nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, merciide yanılma nedeniyle CMK.nın 264. maddesi gözetilerek istemin itiraz olarak kabulü ile gereğinin yerine getirilmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2-) Sanıklar … ve … hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık … ile sanıklar müdafinin ve katılanlar vekillerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
I-) Hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği; 06.10.2011 tarihli iddianamedeki anlatım ve nitelendirmeye göre, sanıklar hakkında TCK’nın 95/1-d maddesinde düzenlenen suçtan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı ve müteveffa Uğur Kantar’ın 12.10.2011 tarihinde öldüğü olayda, sanıklar hakkında TCK’nın 95/4. madde ve fıkrasında düzenlenen işkence neticesinde ölüme sebebiyet verme suçundan açılmış bir dava bulunmadığı halde, suç duyurusunda bulunulup dava açılması sağlandıktan sonra bu davayla birleştirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken ek savunma hakkı verilip CMK’nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
II-) Kabule göre de; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3. maddesi işkence yasağına ilişkin olup bu yasak kesin olarak öngörülmüştür. Demokratik toplumun temel değerlerinden birini teşkil eden işkence yasağı mutlak haklardandır. Sözleşmenin 3. maddesi kapsamındaki devletin negatif ve pozitif yükümlülükleri hiçbir şekilde askıya alınamaz ve istisnaya tabi tutulamaz. Devletin pozitif yükümlülüklerinden biri olan etkin soruşturma yükümlülüğü kapsamında cezasızlık sorunu AİHM’de birçok ihlal kararına konu olmuştur. Hakimin değişik kavram ve kurumlara ilişkin olarak gösterdiği gerekçeler ile takdiri indirim nedenleri yönünden dayandığı gerekçelerin uyumlu olması, çelişkiyi ifade edebilecek gerekçelere yer vermemesi gerekmektedir. Sanıkların insan onuruyla bağdaşmayan davranışları sonucu vatani görevini yerine getirmekte olan maktülün yaşamını yitirdiği somut olayda, tüm dosya kapsamından TCK’nın 62. maddesi gereğince indirim yapılmasını gerektirir bir neden bulunmadığı halde, yazılı şekilde uygulama yapılması,
3-) Sanıklar …, … ve … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik olarak Askeri Savcının ve katılanlar …, …, …, …, … vekillerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Tüm dosya kapsamı, mağdur ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanıklar …, … ve …’in diğer sanıklar … ve …’in işkence ve kasten yaralama suçlarını gördükleri ve bildikleri ancak yetkili makamlara bildirmedikleri olayda, eylemlerinin TCK’nın 279/1. maddesinde düzenlenen kamu görevlisinin suçu bildirmemesi fiilini oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
4-) Sanık …’ın; …, …, …, …, … , …, … , …, … ve …’e karşı toplam on beş kez, sanık …’in; … , …, …, …, …, …, … , …, … ve … ‘e karşı toplam on iki kez kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafinin ve katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde ve sanık …’ın …’a karşı iki kere; …’a karşı 2 kere; …’a karşı 2 kere ve …’a karşı dört kere; sanık …’in …’ya karşı iki kere ve …’a karşı dört kere kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik olarak sanık … ile sanıklar müdafinin ve katılanlar vekillerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde ise;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
I-) Sanık … hakkında her bir mağdura karşı birer defa olmak üzere mağdur sayısınca (on beş defa) kasten yaralama suçundan ve sanık … hakkında her bir mağdura karşı birer defa olmak üzere mağdur sayısınca (on iki defa) kasten yaralama suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı halde; ek savunma hakkı verilmeden sanık …’ın …’a, …’a, …’a ve …’a karşı; sanık …’in ise …’ya karşı ve …’a karşı ayrı ayrı eylemleri nedeniyle sanık … hakkında toplamda yirmi bir defa ve sanık … hakkında toplamda 16 kere cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle CMK’nın 226/son maddesine aykırı karar verilmesi,
II-) Tüm dosya kapsamından TCK’nın 62. maddesi gereğince indirim yapılmasını gerektirir bir neden bulunmadığı halde yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, Askeri Savcı, sanıklar … ve … müdafii, sanık … müdafii, sanık … ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, dosyanın görevli ve yetkili Ankara Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Eskişehir avukat Mahmut Rasul UYANIK saygıyla sunar.